Fantastik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fantastik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ekim 2024 Pazar

A Discovery of Witches (2018) (UK)


Orijinal Adı:  A Discovery of Witches 

Orijinal Hikaye: Deborah Harkness / Kitap: All Souls Trilogy

Yapım Yılı: 2018-2022

Yayın Kanalı / Türkiye Yayın Kanalı: Sky One-Sky Max / Yayınlanmadı

Bölüm Sayısı: 3 Sezon 25 Bölüm

Ülke: UK

Tür:  Büyü, Fantazi, Gizem, Romantik

Doktor Diana Bishop (Teresa Palmer) bilim tarihi üzerine doktorasını tamamladığı Yale Üniveritesi'ne misafir araştırma görevlisi sıfatıyla sunum yapmak üzere davetlidir. Hazırlanıp çıkar. Bisikletini park yerinde zincirlerken notlarının yer aldığı bir deste çıktı yerlere saçılır ve istemsizce kendi kendine toplanmalarına neden olacak bir büyü yapar. Ardından dehşet içinde bunu gören birilerinin olup olmadığını anlamak için çevresine bakınır. Neyse ki şanslıdır. Dinleyicilere takdim edilirken basılan ödüllü iki kitabına ve göz dolduran Akademik çalışmalarına dikkat çekilir. Simya üzerine yaptığı sunumu alkışlar eşliğinde tamamlar. Çalışmasının akademik düzeyde yayınlanıp yayınlanmadığını soran dekan  burada açılması muhtemel bir pozisyonu teklif eder.

Arkadaşı Gillian Chamberlain salondaki dinleyicilerden biridir. Klasik tarih alanında çalışmaktadır. Kadro için uzun süredir bekleyiş halindedir. Kendisi gibi cadıdır.o gece toplanacak meclisten söz eder. Ama gitmeye niyeti yoktur. Ailesini kaybettikten sonra büyü kullanmaktan kaçınmaktadır. Çalışmalarına devam etmek için ertesi gün kütüphanede Ashmole Yazmaları'nı görevliden ister. Dördünden özellikle biri, 782 saylı kitap onu raftan alan görevli için önce orada yokken sonrasında aniden belirir. Tabii kadın için bilinmezlik olarak kalır bu durum. Diana kitabı okumak üzere sayfalarını çevirmeye başlar. Ancak çok geçmeden tuhaf bir dizi olay meydana gelir. Önce elektrikler kesilir. Ardından boş duran sayfaya ışık tuttuğunda beliren satırlar aniden adeta eline akar ve onda tuhaf bir yanık oluşturur. Korku içinde salondan çıktığında biri tarafından izlendiğinin henüz farkında değildir.

Hikayedeki karizmatik erkek Matthew Clairmont (Matthew Goode) aynı üniversitede biyokimya profesörüdür. Fransız asıllı köklü aile geçmişine sahip bir vampirdir. Vampir oğlu ve aynı zamanda Laboratuvar meslektaşı Marcus Whitmore ile Miriam ile birlikte gizemli geçmişlerine, türlerinin köklerine dair çalışmalar yapmaktadır. (Kendisi Downton Abbey'de Henry Talbott rolünde izlemiştim.)

Cadı varlığını hissetiği Diana'yı şehre adım attığı andan itibaren kadrajına alır. Amacı belirsizdir. Kütüphanedeki karşılaşmalarında Diana onun ne olduğunu anlar. Özellikle daha önce kullandığı  ancak aslında o gelmeden hatta yıllarca kayıp olarak listelenen 782 saylı el yazması kitabı sorar. Hafta boyunca sıkça genç kadının karşısına çıkar. Kendisi rahatsılık verme noktasında listenin başında yer alıyorken, tüm gözlerin üzerinde olduğu konusunda uyarıda bulunur. Cadı meclisi ise çoktan hareketlenmiştir. Yeni sağ kolu ile okula gelen Lider Peter Knox, Gillian'dan kitap ve onu alan kişinin bilgilerini ister. Meclise bağlılığını sunan her cadı gibi bildiklerini anlatırken aslında muhtemelen adamdan yana hissettiği tehditkar tavır O'nu bunu yapmaya mecbur bırakır.

Diana, kano ile yaptığı akşam egzersizin ardından bir kez daha Matthew Clairmont orada beklemektedir. Yaşam Kitabı olarak adlandığı yazmanın yüzyılladır kayıpken sadece o istediğinde ortaya çıktığını sorar. Gücü olmayan bir cadı olarak nitelendirse de adam kesinlikle aynı fikirde değildir. Uzaklaşırken yerde düşürdüğü tişörtü alır ve koklar. Yavaşça yanından geçip gitmesini söyler. O andan sonra birden bire bakışlarında genç kadını korkutan, vahşi bir arzu ve acıkma halini alan bir ifade yerleşir.

Sonraki gün Mathew diğer canlılar için tehlike oluşturmamak ve avlanıp susuzluğunu gidermek adına kendini kırsala atmışken Diana artık açıkça kendisi için bir tehdit unsuru gibi görünen, diğer türleri tehdit ve yok edilmesi gereken varlıklar olarak niteleyen Knox'dan kaçınmaya çalışmaktadır. Ancak bu sandığı kadar kolay değildir. Davet edildiği toplantıda resmi şekilde tanıştırılır. Mekandan uzaklaşsa da kitabı isteyen sesi kafasında yankılanmayı sürdürür. Kontrolünü kaybedip büyüsünü harekete geçirir ve adamın kendisini izlediği penceredeki cam yüzüne doğru patlar. Arkadaşı Gillian'ın da onun adına çalıştığını fark ettiğinde edinmesi gereken müttefik kafasında netleştirmiş olur. Matthew Clairmont... İhtiyaç duyduğunda oradadır. Adam tarafından araştırma laboratuvarına götürülür. Şu anda iblislerin delirdiğini, vampirlerin dönüştürme gücünü kaybettiğini, cadılarınsa benzer bir kaderi paylaştığını öğrenir. Kitap bunların anahtarıdır.

 

Editör Yorumu:

Hikaye güzel başlamıştı. 2. Sezon konusunu ve devamı nedense tüm ilgi ve merakımı aldı götürdü. Son sezonun bir yerinde bıraktım. Sanırım kitaplar yaş kitlesi daha genç insanlara hitap ediyor. Acemi işi ve sıkıcı hale geldi benim açımdan. Erkek baş karaktere Downton Abey'den aşinaydım ama kadına zaten hiç ısınamadım. Oyuncu sizi yakalayamıyorsa zaten gerisi boş.



25 Kasım 2022 Cuma

1899 (2022)

Tür: Bilimkurgu, Gizem, Gerilim, Macera

Yapım Yılı: 2022/ 

Yayın Kanalı: Netflix

Yayın Durumu: 1 sezon. Telif Hakkı İhlali Suçlaması Sonrası İptal Edildi

Öyle güncel ki fırından yeni çıkmış ekmek muamalesi yapsam yeri bir yapım 1899. Birinci sınıftan 3. sınıfa kadar farklı dil ve kültürlerden insanları barındıran bir yolcu gemisi ve beraberinde taşıdığı sırları öğrenmek için buyurun öyleyse. 

Yıl tamda adını taşıdığı zamanlar. Titanic vari büyük yolcu gemilerinin boy göstermeye başladığı dönemler. Kerbelos rotasını Amerika'ye  çevirmiştir. Başrol oyucumuz tıp eğitimi alsa da o günün şartlarında doktorluk yapsanına izin verilmeyen Maure 4 ay önce sırra kadem basan abisinin kendisini New York'da beklediğini yazan mektupla yola çıkmıştır. Akşam yemeği servis edilirken üst mevki yolcular bir kaç ay önce kaybolan ve şu anda yolculuk yaptıkları geminin bağlı bulunduğu şirketin bir diğer gemisi Premeteus adlı hakkında konuşular.

İçinde bulundukları durumda güven zedeleyen ve biraz rahatsız edici bir gerçektir.  Alt güvertede acil durumdaki bir hasta için doktor arayan biri yemeği böler. Salondaki tek doktor herhalde sınıfsal ayrımın en dibindeki bu insanlara yardımı kalıbına layık görmemiş olacak ki çağrıya kulak tıkar. Adam görevlilerce yaka paça çıkarılıp onları üst sınıftan ayıtan zincirli bir kapıya sürüklenir. Maura subaylar uzaklaşınca içeri girer. Hamile bir kadın vardır. Dillerini anlamasa da ters dönmüş gibi görünen bebeği düzeltir. Güvertede hava aldığı sırada kaptanla karşılaşır. O günün akşamı bir kurtarma çağrısı alırlar. Kaptan  yolcuların devam edelim itirazlarını görmezden gelip rotayı çevirir. Çok geçmeden gerçekten de kayıp Prometeus'a ulaşırlar. Keşif herkes için bambaşka gizemleri doğururken acaba Kerbelos'un kaderi içindekilere neler getierecektir?



24 Kasım 2022 Perşembe

Manifest (2018)

Yapım Yılı: 2018-2023

Türü: Bİlimkurgu, Macera, Olağanüstü.

Bölüm Sayısı: 4 Sezon

Montego Hava Yolları üzerinden kalkış yapan 828 numaralı uçak havada iken kaptanın aniden değişen hava şartları sonrası şimşeklerin eşlik ettiği gri bulutların çevresinden değil de ortasından geçmeyi tercih etmesi sonrası tuhaf ve oldukça ürkütücü şiddette bir trübülansa maruz kalır. Neyseki korkulan olmaz. İniş için kule bağlantısı yapıldığında karşı taraf bilgilerin tekrar edilmesini ister. Sonrasında ise özel bir dizi güvenlik tedbiri uygulanacağını ekleyerek inişin onaylandığı söylenir. Kapılar açıldığında Yolcuların anlam veremediği bir biçimde ulusal güvenlik tarafından karşılanrlar. Karşılarındaki birimin sorumlusu durumu şu şekilde özetler. Şu an indikleri uçak beş yıl önce kaybolmuş ve bir daha hiçbir şekilde bağlantı kurulamamıştır. Durum yolcu yakınlarına bildirilir. Elbette aradan geçen zaman ve acı izler bırakan kayboluş hem geride kalanlar hem de dönenler için türlü zorlukları da beraberinde getirir.

Notlar: Manifest, Jeff Rake tarafından yaratılan ve 24 Eylül 2018'de NBC'de yayınlanan bir Amerikan televizyon dizisidir. (Bilgi Alıntıdır.) Üç sezdadüşen izlenme oranı nedeniyle kanal tarafından iptal edilen yapım neyseki yarım kalan dizi kervanına katılmaktan son anda kurtuldu ve Netflix üzerinden devam ettirildi. 4 sezon iki kısım halinde yayınlanacak olup 2023'te final yapacak.

15 Ağustos 2021 Pazar

The X Files (1993-2018)

The Truth Is Out There (Gerçek Orada Bir Yerde)

Orijinal Adı: The X Files

Yapım Yılı: 1993-2018

Yayın Kanalı: FOX (USA)

Bölüm Sayısı: 11 Sezon 218 Bölüm (Final?)

Sinema Filmi : The X-Files: I Want to Believe, 

Sinema Filmi The X Files Movie: Fight The Future (1998)

Tür: Gizem,Bilimkurgu
 
Ülke: ABD

İnsanların neden X Files bir yana diğer diziler bir yana dediğini 11. sezonu bitirirken daha iyi anladım. Pek çok dizi bu kadar uzayınca cılkı çıkar, karakterler daha yüksek paralar için çekip gider, hikayede bolca mantık hatası vs görülür. Burada da kimi zaman bir süre konu bir tez üzerine işlenirken sonrasında ondan hiç söz edilmemesi gibi temel tutarsızlıklar var. Ancak kanımca dünya dışı varlıklara dair üretilen temel komploları merkezine alıp böyle büyük bir hikaye sunması bile onu izlenir kılmak için yeterli. 

Konu tıp Uzmanlığı geçmişine sahip ajan Dana Scully'nin üstleri tarafından fikirleri nedeniyle FBI'ın yüz karası görülen Spooky "Tekinsiz" lakabını almış FBI ajanı Fox Mulder'ı izleyip araştırmalarını mantık çerçevesinde raporlayarak sunması için görevlendirmesiyle başlıyor. Washington Merkezli FBI binasının bodrumunda işine gömülmüşken yeni ortağıyla tanışan Mulder bu işi hak etmek için kiminle bozuştuğunu soruyor. Elbette işin arkasındaki sebebin farkındadır. Ancak çok da aldırmaz. Muhtemelen bu muameleye ve kendisi hakkındaki yaygın bakış açısına alışkındır. Aslında suç psikoloji konusunda en iyi analistlerden biri olarak ün salmış olsa da uçuk fikirleri O'nu istenmeyen biri haline getirmiştir. Çünkü çocukken kız kardeşinin gözleri önünde parlak bir ışık ve tam olarak seçemediği bir varlık tarafından kaçırıldığını görmüştür! (Ben gözlüklü halini çok sevdim ama belli ki yapımcılar ne yazık ki aynı kanıda değillermiş!)


Birlikte geride iki ben izi hariç ölüm nedeni anlaşılamayan 3 vakadan sonuncusunu incelemek üzere yola düşerler. Olay yerinine giderken tuhaf bir manyetik durum ve zaman sapması keşfeden Mulder açısından alışık olduğu "açıklanamayan olaylar" için bir diğer örnektir. Skully ise sözünü ettiği 9 dakikalık zaman kayboluşunu açıklayamasa da ortağı saatine gösterip bunun olduğunu iddia ettiğinde doğal olarak kabul etmez. İlerleyen süreçte öldürülen diğer kişilerden birinin açılan mezarı ve cesetin hali kafalarını iyiden iyiye karıştırır cinstendir. Üstelik Skully'nin yaptığı otopside kadavrada bir çeşit metal implant bulurlar. Sonrasında onlar araştırmalarını sürdürürken aynı ceset cesedi ortadan kaybolur ve çektikleri fotoğraflar bir yangınla yok olur. Kasabada biri aklini biraz yitirmiş tekerlekli sandalyede diğeri 4 yıldır komada iki gencin benzer benlere sahip olması da soru işaretini derinleştirir. Hikayeye devam etmek istemiyorum. Artık kalanı siz izleyin ki tadı kaçmasın.

X files bu gibi ana konuya bağlı hikayenin haricinde tuhaf güçlere sahip bireylerden zombilere, garip yaratıklardan mitolojik ve dini öğelere atıf yapan ilginç birçok farklı konuyu içeriyor. Benzer karakterleri Kriptonite etkisyle değişen insan örnekleri veren Smallville'de de görmek mümkün mesela. Bu kadar tuhaf türler nereden çıkıyor o da ayrı bir konu. Yani hepsinin deney faresi olduğu konusunda bir dosya sonucu da görmüyoruz. Zaten işin kulbu da hazır. X Files dosyaları açıklanamaz şeyleri kapsıyor. Asıl konu ise bizi "dünya dışı varlıklar var mı?" "Varsa bunların amacı ne?" Ya da tüm bunlar toplumu meşgul etmek için uydurulan hikayelerden mi ibaret  sorusunun peşine takıyor. Ancak ilk 9 sezonla 2016'la birlikte yeniden başlayan son 2 sezon arasında uyumsuzluk hisseden bir ben miyim bilmiyorum. Sanki yeni bölümlerde pek X Files havasını hissetmedim. İyi bildiğimiz kimi karakterler çok da nedeni anlaşılmayacak biçimde kötü tarafa geçip hoppala ne oluyor dedirtti.

Altta diziye dair yer verdiğim extra başlıklara göz atmanızı öneriyorum. Bu arada serinin iki filmi olduğunu da ekleyeyim. The X Files Movie: Fight The Future (1998) iyi bir film olmuş. 6.sezon ağırlıklı konuyu derinleştiriyor. İkinci filmse serilerden daha bağımsız hatta sıradan polisiye ayrıntılarına sahip bir konuya sahipti ki hani nerede, gizemli bir  X Files dosyayı izlemeyecek miydik dedirtti. Eminim bir ben hayal kırıklığı yaşamamışımdır.

* The X Files Movie: Fight The Future (1998)

* The X Files Movie: I Want To Believe

Peki polisiye detektiflik hikayelerindeki "kadın-erkek iş ortaklığı" klişesinde hep aranılan romantizm X Files'da var mı derseniz bir mum alıp yola düşmenizi önereceğim. Ancak dizi sizi öyle içine çekiyor ki o uzun sürece çok da takmıyorsunuz. Ayrıca yolun sonunda nihayet romantizm ışığını gördüğünüzde anda karakterimiz Mulder tam da lakabını yansıttığı Spooky (Tekinsiz) Mulder halini alıyor. Ne mi kastediyorum? Eeee artık izleyip görün. Bir sürü şey söyleyip heyecanı bozan uyuz tiplerden olmak istemiyorum:) Ayrıca ikilinin birlikte olmasının ahengi bozacağını savunan kitleye katılmıyorum. Bence gayet yerinde bir durum. Sonuçta gece gündüz fark etmeksizin birlikte yola düştüğün ve birçok tehlikeyi omuz omuza atlattığın birine karşı duyguların değişmesi bence kaçınılmaz. Kişi bu süreçte evli olsa eşini daha az görüyordur.

Diziye dair daha fazlası için diğer sayfalara da bakabilirsiniz. Ancak artık bolca Spoiler içeriyor olacak...İzlemeyi düşünüyorsanız ve sürprizlerin bozulmasından benim gibi hiç hoşlanmayanlardansanız ona göre göz atın.

* X Files Karakterleri

* X Files'da Gerçeğe Doğru Giden Yol

* Aklımıza Takılanlar (İzleyip neye ulaştık sorusunu sorarken oluşan başlıklar)

Siz yayın tarihine bakarak "Bu nasıl dizi? 25 sezon mu? Aman Allahım ben almayım, buna sabır mı dayanır?" deyip kaçmadan önce 9 sezonla bitip uzun süre ara verdikten sonra 10 ve 11. sezonla geri döndüğünü belirtelim. Bir zamanlar Kurtlar Vadisi'ni izleyen ve fazlasıyla beğenen bir tanıdığım "Türkiye'nin Gerçeklerini Yansıtıyor, Derin Devlet Mevzusu ve daha birçok şey" diye hayli övmüştü. O zamanın Türkiye şartlarını ve bugün "kötü" diye sunulanların  o zamanlar sırtının sıvazlandığını gayet net hatırlıyorum. Gerçekten Türkiye gerçeklerini, derin devleti mi anlatıyordu bilemiyorum çünkü Kurtlar Vadisi'nin bir bölümü bile izlemiş değilim. İşte kanımca X Files da yıllar boyu üretilmiş bir çok teoriden yola çıkarak hikayeler ortaya koyarken bir yandan da suni gündemle uyutulan ve koyun yerine konan Abd halkına ve Abd'nin kirli çamaşırlarına gönderme yapan bir dizi. Bu yüzden yapımı hangi gözle izlediğiniz önemli. Şahsen kendi ülke gündemime bakarak bende çoğu zaman pis işlerin gizlenmesi adına insanların aynı biçimde suni gündemler yaratılarak uyutulduğu düşüncesindeyim. Çünkü iktidarlar düşünen, akıllı toplumlar değil gözünü boyayabileceği, idaresi kolay, güdülmesi kolay "koyun" muamalesi yağacağı sorgulamayan kafaları ister! Tam da günümüz tablosu yani!!!!!

Ben yapımı TGRT'de "Gizli Dosyalar" adıyla yayınlanırken keşfeden şanssız nesildenim aslında. Neden şanssız derseniz "izleyici saygısından yoksun" ne aptal bir yayın anlayışı vardı bu kanalın! Bölümler özensiz yayınlanır bazen aynı bölüm sonraki gün de tekrar edilirdi vs. Geç saatte olduğu için beklediğinize pişman olurdunuz. Sonra bir devrin güzide kanalı CNBC-e olaya el attı da bu eziyetten kurtulduk. Şimdilerde bir kanal alsa da yeniden yayınlansa bile 200'ü aşkın bölüm şu anki yayın politikasında nasıl takip edilir ki? Eskiden tv'de reklamlar 15 dakika standartla gelmiyordu. Daha kısa aralıkla ama daha kısa sürüyordu. Şimdi 15 dakika molaya hayli bir şeyler sıkıştırabiliyorsunuz. Ama izlediğiniz bir saatlik bir yapım sinema filminden uzun sürede neredeyse iki, iki buçuk saatte anca bitiyor! E gelin de tv'de sıkıysa ağız tadıyla bir şeyler izleyin! Bir de o absürt sansür makaslamaları ya da reklam kazancı için filmlerin tıraşlanması yoluyla keyfi kesintiler vs yapılınca neredeyse tv izlemeyi bıraktım diyebilirim. Herhalde izleyiciyi adam yerine koymayıp sabrını zorlayan anlayışa karşı ortaya çıkan bu sonuç kimseyi şaşırtmamalı! 

İyi ki internet var:) İstediğiniz zaman aralığında, istediğiniz kadar bölüm takip edebiliyorsunuz. (Şahsen bir günde 10 bölüm kadar izleyebildim) Paralı kanallar da cebinde parası, düzenli maaşı olana yarıyor. Eğer bu ülkede (hakkıyla çalışıp kazanları tenzih ederek) üç beş yerden maaş alan şanslı azınlıktan, lüks rezidanslar dikip satışıyla zengin olan mütahit cemiyetinden, bir gecede oynayan dövizle cebini dolduran kesimden değilseniz ya da iktidarlara yakın sırtı kalın tanıdıklarınız da yoksa ya asgari ücretin normal sayıldığı kıytırık ücretlerle emeği sömürülen ya da üniversite diplomanıza rağmen Türkiye işsizliğinde boğulanlardan birisinizdir. O yukarıda sözünü ettiğim refah seviyesinin yanından geçmeyen ve son iki standartın içinde binlerce insan varken paralı kanalın ne kadar "lüks" kaçtığını herhalde söylememe gerek yok!  

 Ancak,

- Eğer bilim kurguya ilginiz yoksa,

- 1992'de henüz akıllı telefonların, Ip adreslerinin, güvenlik kameralarının olmadığı, bilgisayar ve internet dünyasının yeni yani hayatımıza girdiği, arka bölümleri kocaman uzantılı beyaz bilgisayar monitörleri, Floppy Diskleri (şimdinin usb harici bellekleri ancak veri kapasitesi sadece 1.44 mb) ve mobil iletişimde Nokia, Ericson gibi o devrin dev markalarının sunduğu teknolojiyi kullandığımız dönemler. Mulder ve Skully geleneksel yöntemlerle her türlü garip gizemi çözmeye çalışırken büyük telsizleri ya da yaşam mekanlarında kablosuz büyük ev telefonlarını görüyoruz. Dolayısıyla özellikle 2000'lerin genç neslindenseniz, şimdinin teknolojisinden fırlayan tv yapımlarına aşinaysanız ilk sezonlar eskiliği ile rahatsızlık verebilir. Ama bence buna kesinlikle takılmayın.

- İnançlarınıza kökten bağlıysanız (Dizi inaçsızlar içindir demiyorum dikkat edin!) rahatsız edebilir ya da hoşunuza gitmeyebilir. 


Son Notlar: 

Dizi 9 sezonla ve iki sinema ile bitmişken uzun süre sonra 10 ve 11. sezonuyla yeniden ekranlara döndü. Ancak başrol oyuncular artık hayli ileri yaşlara sahip. İnternetin çok da güven vermeyen bilgi ortamında 12. sezon konuşulsa da ben çok ihtimal vermiyorum. 2023 sonlarında yeniden çekileceğine dair haberler yayınlandı. Başka oyuncularla yola devam edilse bu kadar beğenilir mi? İllaki ana seriyi seven ve yenisini topa tutalar olacaktır. Kaç yıl sürer o da bir diğer konu? Tabi hala geniş bir izleyici kitlesi varken, hikayenin yaratıcısı Chris Charter X Files'da hala anlatacak pek çok hikaye olduğunu söylerken ve hali hazırda para kazandırıyorken bitmeyedebilir.

Yararlanılan Kaynaklar: (Spoiler içeriyor)

http://www.thexfiles-tr.net

https://en.wikipedia.org/wiki/The_X-Files

https://www.imdb.com/title/tt0106179/

https://www.bilimkurgukulubu.com/televizyon/dizi/inanmak-isteyenlerin-tv-efsanesi-the-x-files/

https://tr.wikipedia.org/wiki/Gizli_Dosyalar


11 Ağustos 2021 Çarşamba

Frequency (2016)

Polisiye gerilimi fantastik bir türle birleştiren dizimiz 2000 yılına ait baş rolünde Jim Caviezel, Dennis Quaid, Shawn Doyle oynadığı aynı adlı filmin bir yeniden çevrim. Tek sezonluk oldukça iyi bir yapım. Özellikle ben öyle 6-7 sezonluk uzun hikayeleri bitiremiyorum diyenlerdenseniz çerezlik seyir sunan ve sıkmayan hikayesiyle sizi oldukça memnun edecek bir konusu var. İki hikayede elbette ufak farklar da yok değil. Başrol film de erkek iken dizi de bir kadın. Ya da baba karakteri filmde itfaiyeci iken dizi de polis memuru vs. Ancak ana konuya sadık kalınarak oluşturulmuş. Geçenlerde tv'de filme denk gelene kadar bu yapımın varlığını unutmuştum. Bulup arşive atmak isterken  diziyi de keşfetmiş oldum.



Merlin (2008) (UK)


Orijinal Adı: Merlin

Yapım Yılı: 2008

Yayın Kanalı: Cnbc-E

Bölüm Sayısı: 5 Sezon

Tür: Büyü, Fantastik, Kurgu, Romantizm, Macera

Merlin'i bir dönemin güzide kanalı Cnbc-e sayesinde ülkemizde de seyretme imkanı bulmuştuk. Yayın tarihine bakarak dizinin çekim tarzını fazla basit ve acemi göreceğiniz yapımı neden bu kadar kalitesiz olduğunu sorarsanız ben bunu tamamen yapım şirketinin beceri yoksunluğuna veriyorum. Çünkü aynı dönemde Yüzüklerin Efendisi, Harry Potter gibi fantastik öğelerle bezenmiş hikayeler fazlasıyla revaçtaydı ve hala ne denli izlenir oldukları da düşünülürse kesinlikle teknolojiden yana eksiklik yoktu. Acaba kıt bir kaynakla vs mi yayınlandı ya da izlenme oranı mı beklenen seviyede olmadığı için böylesi acemilik kokan bir çekim düzeyinde kaldı anlayabilmiş değilim.

İngiltere'nin barbar İstilası sonrası kuruluş sürecindeki krallık dönemlerinden biri ve ülke tarihi de kendi içinde bizde Hunlar'da, Köktürkler'de ya da Osmanlı'da olduğu gibi olduğu gibi bazı mitlerle bezenmiş. Kral Arthur efsanesi de kaynağını bunlardan alıyor. Hatta öyle çok pişirilip sunuluyor ki herhalde Arthur Pandragon, Büyücü Merlin, Morgana, Mordered, Şövalye Vallaint, Gölün Hanımı gibi isimlere aşina olmayanımız yoktur. Hikaye tam da bu noktada Arthur'dan ziyade onu efsane bir hükümdara dönüştürecek olan Büyücü Merlin etrafında şekillenmekte. Ancak öyle Aragorn tarzı, her yanından karizma fışkıran bir Merlin'den ziyade köyden çıkıp gelmiş çiftçi çocuk  görünümümde, daha ne olduğunu kendi bile farkında olmayan 17-18 yaşında bir delikanlı buluyoruz karşımızda. Yukarıda bahsettiğim bildik diğer isimler de araya serpiştirilmiş.

30 yıl önce büyücülerin yarattığı söylenen büyük yıkımın üstesinden gelen ve son yaşayan ejderhayı da alt etmeyi başaran Uther Pendragun'un hükümdarlığı devam ederken şehre giriş yapan bir delikanlı annesinden getirdiği mektubu iletmek üzere krallığın hekimi Gaius'u bulmaya gelmiştir. Kentte bir idam ve ona bağlı büyücü yaşlı bir annenin lanet haykıran büyüsüne şahit olduktan hemen sonra kalenin hekim için ayrılan odasına henüz varmıştır ki üst kat kitaplık raflarında araştırma yaparken dengesini kaybeden adamı mutlak bir kazadan sadece bir bakışla "zamanı yavaşlatarak" yaptığı büyü sonrası kurtarır. Gaius durumun farkındadır.

Çocuğun hayatı orada güvende değildir. Ne de olsa ülkeden büyü kullanmak yasaktır ve pek de adaletli bir yaklaşım sergilenmeksizin büyücü olduğu düşünülen herkesin sonu kazıkta yakılmayı gerektiren tek bir cezayla bitmektedir. Ancak bir annenin oğlu için rehber olacağına dair beslediği umudun anlamının da farkındadır. Ricasını da görmezden gelemez. Böylece hekim çırağı olan Merlin önce tatsız biçimde Arthır'la ardından da Gwen'le ve kralın himayesinde büyüyen Lady Morgana ile tanışır. Bu sırada şehir kara günlerden kurtuluş için yapılacak kutlamalara hazırlanmaktadır. 


Sesiyle ünlü Lady Helen şölene şarkılarıyla eşlik edecektir. Ancak yol güzergahında şöleni kana bulamaya yeminli büyücü kadının hedefi olur. Akşam yemeğine şarkısıyla giriş yapan kadın herkesi büyüyle uyuturken Merlin doğuştan sahip olduğu nitelikle buna maruz kalmaz. Kadının üzerine salon avizesini düşürerek son anda O'na engel olur. Herkes şaşkınlık içinde uyanırken yerde kendine gelen kadın son nefesini vermeden bu kez büyüyle bir hançeri Arthur'a yollar ve Merlin son anda onu çekerek koltuğa mıhlanmaktan kurtarır. Ardından kralın buyruğuyla prensin uşağı olma onuru bahşedilir ki O'na göre bu kendisi için kesinlikle hiç de lütuf değildir. Ancak günler geçtikçe Arthur'un babasından çok daha adil ve düşünceli bir genç adam olduğunu anlamaya başlar.


Editör Yorumu (Spoiler İçerir !):

- Dizi 5 sezon devam etti. Hikayede fark ettiğiniz üzere öyle yakışıklı jönler ya da göz alıcı aktristiler (Morgana hariç) yok. Oyuncular özellikle mi bu kadar sıradan yüzlerden seçildi bilemiyorum ama siyahi bir oyucunun yer alması bana her zaman absürt gelir. O devirlerde siyahiler insandan bile sayılmıyordu. Hatta belki henüz bilinmiyordu bile. Gwen (Guinevere) ise başlı başına uyumsuz ve kötü bir seçimdi. Arthur'un eşi olacak kadın şatonun temizlikçilerinden biri olacak yani! Yapmayın ama!


 

- Morgana serideki en sevdiğim karakterlerdi  Onun da bölümler ilerleken dönüştüğü kişilik bitirdi. Ama orijinal Arthur hikayesi de böyle olunca konuyu o yönde şekillendirmeyi seçmişler herhalde.

- Dizdeki kostüm tasarımları da ucuz bir tiyatro sahnesi için dikilmiş gibiydi ve berbattı.


Notlar:

Stonehenge (İngiltere)

- Rivayet edilen orijinal hikayede Merlin Uther'in arzusu ile krallığının varisi Arthur'un doğumuna büyüyü karıştıran bilge büyücüdür. Yani yaşı ondan büyüktür. Büyücülerin normalden uzun yaşadıkları da kabul edilir. Tüm bunların kaynağı ise Keltlere kadar uzanır.

- Bir diğer rivayet Merlin, Kılıç Efsanesini oluşturan kişi, Arthur'un yoldaşı, onu Efsane bir hükümdara dönüştüren kişidir.



19 Aralık 2019 Perşembe

Legend Of The Seeker (Arayıcı'nın Efsanesi)


Mitland toprakları büyüsel bir bariyerle ayrılmış haldedir. Ölüm döşeğindeki bir kâhin, günün birinde ülkesine tiranca hükmeden Darken Rahl’ı öldürecek bir adam hakkında kehanette bulununca Darken Rahl, yeni doğan tüm çocukları öldürtür. Ancak ölmesi gerek bebek bir büyücü tarafından sınırın diğer tarafına kaçırılır.  

23 yıl sonra kim olduğundan hebersiz Richard Cypher adlı genç korucu, Kahlan Amnell adlı esrarengiz bir kadınla karşılaşır ve onu saldıran kimselerden kurtarır. Ancak yaptığı şeye bu tuhaf kadının tepkisi bıçağını gırtlağına dayamak olur. Yolları ayrıldığında Richard  bir bitkinin elini soktuğını ve garip bir iz bıraktığını görür. Çok da önem vermez ve evinin yolunu tutar. Bariyerin gerisindeki topraklardan geçiş yapmış görünen kadının aradığı biri vardır. Başbüyücü Zeddicus Zu’l Zorander ile yolları kesiştiğinde at üstünde gelen, saatler önce hayatını kurtaran Richard, bilincini kaybetmiş durumdadır. İtirafçı (Confessor) Kahlan Amnell geride kızkardeşini bırakarak Gerçek arayıcıya büyü dilinde yazılmış kitabı ulaştırmak için zorlu bir mücadele verdiğini ve onu bulmak için buraya geldiğini anlatır ve yaşlı adamdan öğrenir ki izini sürdüğü "arayıcı" baygın haldeki yabancıdır. Bir süre sonra üçlü, kötülerin kötüsü Darken Rahl’ın korkunç planlarını engellemek ve kehanette yazılanı gerçekleştirmek üzere zorlu, uzun bir yolculuğa çıkar.


Terry Goodkind'ın uzun soluklu kitap serisi Doğruluk Kılıcı'ndan Tv'ye uyarlanan ve ülkemizde de izleme şansı bulduğumuz iki sezonluk fantastik kurgu türündeki yapım ne yazıkki beklenen seyirci sayısına ulaşmayınca ABC kanalı serinin devamı için düşünülen 3.sezonu rafa kaldırdı. Kitaplarının ilk üçü Türkçe'ye çevrilip basılsa da devamı gelmedi. Açıkçası basılan onca kitap arasında kendine yer bulamayışını esefle karşıladım. Korkarım serinin yeniden popüler olmasını ve kitapların yeniden basılacağını ummak bu saaten sonra boşuna olur. Keşke tv serisi devam edebilseymiş. Şahsen ben severek takip etmiştim. Ancak bu örnekte görüldüğü üzere fantastik seriler gerek çekim zorluğu gerekse arzu ettiği kitleye ulaşamama gibi nedenlerle bu kara talihe uğrayabiliyor.
 

Hikayede geçen fantastik öğelerden birkaçı:

Arayıcı: Kötülüğün dünyada vücut bulmuş hali Darken  Rahl'ı yenerek iyiliği ve düzeni sağlayacağına dair bir kehanette geçer. Doğruluğun Kılıcı'nı taşıyan ve büyülü kelamla yazılan kitabı okuyabilen kişidir.

Darken  Rahl: Aslında kötü derken bu karizma adamı beklemek yanlış olur herhalde. Oyuncu ya kötü olamamış ya da hikayede de karakter böyleymiş bilemiyorum. Ancak ikinci sezonla birlikte biraz daha farklı bir profil sergiliyor ki uzun soluklu kitap serisinin ilk iki cildini okuyabilmiş biri olarak ben de merak uyandırmayı sürdürüyor.

Confessor : İtirafçı olarak çevrilebilecek bu tanımda sadece kadınlardan oluşan bir birlikten söz edilir. Karşısındakini kontrol edip arzu ettiği şeyi yaptırabilme yeteneğidir. Eğer itirafçıdan doğan bebek bir erkekse hırsları tehlikeli sonuçlar doğurabildiği için yaşamasına izin verilmez. Hikayenin ana karakterlerinden Kahlan Amnell az sayıdaki itirafçılardan biridir ve 1000 yılın ardından Arayıcıya eşlik edecek olan kişidir. Kontrolü kaybederse "Con Dar" "kan öfkesi" ortaya çıkar. Öfke ve acının tavan yaptığı anlarda gerçekleştirdikleri ölümcül saldırıdır.

Han: Büyü güçlerinin kapasitesini simgeliyor diyebiliriz. Eğer birinin gücünü etkisiz kılmak istiyorsanız bunu boynuna tasma tarzı bir zinet takarak sağlıyorsunuz.

Düzen'in Kutusu: Ahşap üç parçadan oluşan  kutu birleştiğinde onu birleştirene neredeyse kendini kaybettirecek ölçüde  muazzam güçler sağlamaktadır.

Gözyaşı Taşı: Yerlatı dünyasınının yaratılarının dünyaya salınmasını ve yarığın kapanmasını sağlayacak olan efsanevi taştır.

Mage of First Order: Hikayedeki büyücü karakterinin daha karizma olmasını isterdim. Açıkçası Başbüyücü Zeddicus “Zedd” Zu’l Zorander karakteri bana fantastik kurgu kitaplarının baba külliyatlarından biri Ejderha Mızrağı serisinin bayıldığım karakteri Raistlin Majere'nin altmışlı yaşları gibi geldi:) E hikaye fantastik olunca büyücüler, orman perileri, sihirli haritalar vs alıp başını gidiyor. Büyücümüz ateş topu atıp hastalıkları kendine çekerek iyileştiriyor vs.

Morth Sith : Kadınlardan oluşan bir diğer grup. Ancak bunlar kötülüğün tarafında yer alan deri kıyafetler giyen ve ellerinde taşıdıkları Agiel adın verilen işkence kaynağı cop vari sopalarla son derece tehlikeli ve bir o kadar da çekici hanımlardır. Genelde kaçırılarak devamlılığı sağlanan bu kadınlar her anlamda acı verici sıkı bir eğitime tabi tutulmaktadır ve görevlerinden biri de Darken  Rahl'a "özel" hizmet sunmaktır!

Karanlık Rahibeler: Başta alabildiğine itici Nicci olmak üzere kırmızılar içinde arz-endam eden bu kadınlara hiç ısınamadım. Sözde iyiler! İkinci sezonda ortaya çıkıyorlar.
 

Editörden Ek Notlar:
 
İnternetten okuduklarıma bakarak hikayenin kitaplardan kopuk olduğunu ve özellikle başrol erkek karakterin yetersizliğinin eleştirildiğini gördüm. Zamanında çekim kalitesine pek laf eden olmamış ancak şua an için 10 yıllık bir dizi. İzlemeyi düşünenler ona göre değerlendirmeli.

Tüm bu olumsuzluklara karşın seriyi yine de izlemenizi öneririm. Toplam 44 bölüm sıkılmadan takip etmiştim. Özellikle eğer benim gibi fantastik serileri seviyor ve bu gibi yapımları ekranda görmeyi bekleyenlerdenseniz. Çünkü piyasada bulabilmek zor.
 

12 Ocak 2019 Cumartesi

Fringe (2008-2013)


Orijinal Adı: Fringe

Yapım Yılı: 2008-2013

Bölüm Sayısı: 5 Sezon / 100 Bölüm

Tür: Macera, Polisye, Dedektiflik, Gizem, Romantizm, Paranormal
 
5 sezonluk bir yapım olan Fringe, J. J. Abrams, Alex Kurtzman ve Roberto Orci tarafından kurgulanmış kurgu dizisidir. Dizi Sony Channel'da yayınlanırken bana The X-Files’ı hatırlatmıştı. Aslında kaynağını hem oradan  hem de kült bazı yapımlardan "Lost", "Altered States" ve "The Twilight Zone" dan almış dersek daha doğru olur.  
 
 
Photo Source

FBI'ın bir kolu olan Boston, Massachusetts merkezli Sınır Bilim Departmanı Fringe'de tuhaf vakaları mercek altına almaktadır. Özel ajan Olivia Dunham, metafizik üzerine araştırmalarda bulunan ve bir dönem akıl hastanesinde kalmış bilim adamı Walter Bishop ve onu hastaneden çıkaran oğlu 190 IQ'lu dikiş tutturamamış Peter Bishop garip ve esrarengiz olayları, insanları araştırırlar.
 
Hikaye Almanya'dan kalkan bir uçağın yolcuları arasında bulunan bulunan bir yolcunun sebep olduğu karmaşa sonrası düşmesiyle başlar. Olivia olay yerine gittiğinde gördüğü manzara  başka hiçbir yerde karşılaştığı birşeye benzememektedir. Yaşayan herkes tuhaf bir sıvı ile kaplanmış ve afeta şeffaf iskeletlere dönüşmüştür. Bu acayiplik medyadan gizlenir ve soruşturma süreci devam eder.  Özel hayatında ise işler karmaşıktır. Bir meslektaşıyla büro kanunlarına aykırı olmasına karşın Ajan John Scott'la gizli biçimde görüşmektedir. İki iş arkadaşı gibi selamlaştığı Scott ile buldukları bilgiler onları depolara götürür. Arama iznini bekleyecek zamanları yoktur. Kilitleri açıp birer birer aramaya girişiler. Laboratuvarı andıran bir tanesi şüphelerini doğrular cinste malzemelerle doludur. Derken bir adam belirir ve ikiliyi görünce kaçmaya başlar. Olivia elindeki küçük kumandayı görünce kovalamacada önünde yer alan ortağına bağırır ama bu patlamayı engelleyemez. Scott ağır biçimde yaralanır. Bedeni uçaktaki aynı kimyasala maruz kalmıştır. Durumu iyi değildir. Olivia hastalığa olası çareleri araştırırken bulguların bu alanda çalışma yapan tek isme Walter Bishop'a çıktığını fark eder. Dahası adam uzun süredir bir akıl hastanesinde kalmaktadır. Aile onayı verilmeden görüşme imkanı da yoktur. Tek yakını ve vasisi görünen oğlu ise parlak bir zeka örneği gibi görünse de daha çok yasal olmayan işlerin peşinde koşmaktadır. Durumu anlatmasına karşın yardım talebi geri çevrilince geçmişindeki karanlık işleri tehdit için kullanır. 
 
Irak'tan Boston'a varmaları sonrası son durak akıl sağlığı merkezidir. Walter vasisi Peter'ın imza ve gözetimi altında çıkarılır. Kafası dağınık, tuhaf, bazen ansızın kaba ve buyurgan davranışlar sergileyen yaşlı bir adamdır. Olay yeri incelemesinin sonrası eski laboratuvarına gitmeyi talep eder. Harvard üniversitesinde uzun yıllar kullanıma kapatılmış yer neyse ki hala adamın aradığı birçok malzemeyi (eskilikleri gerçeği dışında) barındırmaktadır.

 
Hikayenin bizi götürdüğü nokta:
 
- Olivia'nın çocuk evresinde ilaç deneylerine maruz kalışı. Kendisyle birlikte birçok cocuğun geleceğin askerleri olarak sınıflandırılıp üzerlerinde benzer testler uygulandıktan sonra aynı kaderi paylaştığı  gerçeği.
 
- Kurucusu William Bell ile Massive Dinamic şirketinin her olayın bir yerinde sebep ya da sonuca götüren etkisi.
 
- Biyolojik-Kimyasal maddeler üzerinde çalışan ve birçok olayın ardındaki isim olan ZFT.
 
- Hiç basılmamış, dünyanın uğrayacağı yıkımı anlatan ve Walter Pishop'un envanterinden çıkan (William Bell'e ait) daktilodan yazılmış görünen kitap. (Daha sonra aynı kitabın basılmış halde diğer evrende var olduğunu öğreniriz)
 
- Walter Pishop'un devlet adına yürüttüğü araştırmalardan bazılarının olaylara neden olduğu gerçeği.
 
- William Bell'in Oliva ile görüşüğünde anlattığı, iki dünya arasındaki kapıyı açacak kişinin varlığı ve onu arayan birilerinin oluşu.

- Düzene mensup "Gözcü" olarak kodlanan, tuhaf bir dilde notlar alıp değişik dürbünler kullanarak gözlem yapan kimliği belirsiz ve zamandan bağımsız, yaşlanmayan kel insanlar. 

- Bir ya da iki sezon sonrası paralel evren gerçeği ve birbirinin aynı insanların varlığı. 


Editör Yorumu:
 
Her bölümde ana hikayeye dair bir şeylerin ortaya çıktığı soluksuz bir dizi arıyorsanız Fringe tam da istediğiniz gibi olabilir. X Files'ın rakibi sayanlara hak vermedim değil.