Orijinal Adı: The Gone
Yapım Yılı: 2023-?
Tür: Polisiye, Suç, Seri Katil,Macera
Yayın Kanalı: İnternet Tabanlı Paralı Platform
Bölüm Sayısı: 2 Sezon /Devam Edecek mi?
Ülke: İrlanda, Yeni Zelanda
Orijinal Adı: The Gone
Yapım Yılı: 2023-?
Tür: Polisiye, Suç, Seri Katil,Macera
Yayın Kanalı: İnternet Tabanlı Paralı Platform
Bölüm Sayısı: 2 Sezon /Devam Edecek mi?
Ülke: İrlanda, Yeni Zelanda
Orijinal Adı: FBI.
Yapım Yılı: 2018-...
Yayın Kanalı: CBS /Türkiye'de Yayınlanmadı.
Bölüm Sayısı: 7 Sezon / Devam Ediyor.
FBI, Federal Bureau of Investigation’ın kısaltmasıdır ve Amerika Birleşik Devletleri’nde federal soruşturmaları yürüten bir kurumdur. Ülke içi çalışır. Konusu New York Ofisi’ne bağlı FBI ajanlarının görevlerini yerine getirirken ve suçla mücadele ederken yaşadıkları zorluklar, karşılaştıkları engellerdir. Bolca dış bağlantılı karanlık dosya, islami terör hikayesi vardır. Dizi Amerika'nın şovenizmi kokan her daim düşmanlarına karşı mücadele ettiği senaryolar sunarken kaliteli ve gözlemci izleyici kitlesine bilinçli bir şekilde soğuk savaşta Rusya, 90'larda Kaddafi, 2000'lerde El Kaide, 2010'dan sonra Deaş, İsis gibi örgütleri hikayelerine taşımasının ardındaki zihnin, "kasıtlı" çabasındaki amacı sorgulatır.
Ana karakterlerden Maggie Bell ilk bölümde eşi ve meslektaşını kısa süre
önce yitirmiş başarılı bir ajandır. Elbette bölümler ilerledikçe kaybın
travmasını atlatamadığını ve olayın ardında bazı bilinmezlikler
olduğunu öğreniriz. Partneri Afganistan'da çalışmış asker orduda görev
yapmış Mısır asıllı Omar Adom “OA” Zidan ile uyumludur. Esmer ve tam da
ırkının adamı görünümündedir. Üniversite öğrencisi bir kızkardeşi
vardır. İnançlı bir müslüman gibi yansıtılıp buna dair bolca ikilem
hikayesi yansıtılsa da aslında oldukça Amerikalılaşmıştır. Namaz kılmaz
ya da ortağının Ramazan zamanı çikolataya yediğini fark etmesi üzerine
"biraz mola verdim" diyecek ölçüde dinini yaşayan bir tiptir. Kripto para yatırımı yapar. Son
sezonlara doğru Amerikalı bir sevgili de edinir.
Editör Yorumu:
- Orta doğulu görünümü (kara kaş, kara göz) sevenler vardır illa ki ama ben onlardan değilim. Açıkçası Zidan'a hayat veren oyuncunun o sakalla iyica at suratlı yani uzun yüzlü görünüşü bana çok itici geldi. Hoş mu görünüyor ki?
- Criminal Minds, Cold Case, CSI gibi aynı mantıkta yıllardır uzun soluklu dizler yapılıyor. Bazılarını izlemiş ve oldukça da beğenmiş biri olarak daha yeni bir yapımla yola devam etmek istedim. Ancak nedendir bilmem pek umduğumu bulamadım. Konuları kötü olmasa da beni içine çekti diyemem. Bütün sezonları indirmiş olmasam ve bu işe harcadığım zamana acımasam bırakırdım. 6. sezonu yarıladım. İzlemeyi sürdürüyorum.
NOT
- Rizzoli & Isle'de FBI ajanı Gabriel Dean rolünde tanıdığımız Billy Burke bu yapımda Rowan Quinn rolünde geçmişte Quantico'da Zidan'ın eğitmenidir. Ona pislik gibi davranmış, sürekli bırakması yönünde baskı uygulamıştır. Oysaki en sağlam adaylara bu şekilde davranmaktadır. (Buraya yazmamın nedeni başlangıçta Rizzoli & Isle'daki aynı rolü oynadığını sanmam.)
- Dizi ekranlarda devam eden kimi diğer yapımlarla bağlatısı vardır. Sıkça FBI: International, Chicago P.D. ve FBI: Most Wanted ' dan "croscover" karakterler ağırlamıştır.
Yayın Dönemi: 2012-2023
Bölüm Sayısı: 36 (9 Sezon) / Final Yaptı
Yayın Kanalı / Türkiye Yayın Kanalı: ITV / Yayınlanmadı
İlgili Seriler: Inspector Morse (1987-1993) 7 Sezon (3'er Bölüm)
Tür: Polisye, Dedektiflik, Aile, Gizem, Dönem
Ülke: İngiltere
Endeavour yayınlandığı dönem ülkesinde ilgiyle izlenmiş ancak muhtemelen yurt dışında Sherlock kadar ses getirememiş, seyir sürecime renk katan uzun soluklu bir yapım. Hatta geçtiğimiz yıl üç bölüm ekrana gelmiş. Colin Dexter tarafından yazılan on üç serilik bir polisiye romandan uyarlanan ve 1987- 2000 yılları arasında ITV’de yayınlanan "Inspector Morse" adlı dizinin “prequel”i yani baş karakter müfettiş Morse'un "önce"sini, gençlik yıllarını, mesleğe adım atışını anlatıyor. Yapımın bir diğer çekici yönü her bölümün sinema tadında 90 dakika sürmesi. Eh bir de 1960'ların sonu ve 1970'leri kapsayan dönem atmosferi, çekim alanı olarak seçilen Oxford'un o fazlasıyla İngiliz havası solumamızı sağlayan mekanları ve tüm bunlara uyan müzikler eklenince daha fazla beklemek istemedim.
![]() |
| Dedektif Müfettiş Fred Thursday Roger (Allam) & Dedektif Endeavour Morse (Shaun Evans) |
Mutsuz biten bir gönül meselesi sonrası Oxford Üniversitesi’ndeki eğitimini mezun olmak üzereyken yarım bırakan Morse, önce orduda kriptocu olarak çalışır. Ancak orası da beklediği huzuru vermez. Sonraki nokta polis teşkilatıdır. Ama burada da aradığını bulamaz. Daktilosunda istifa mektubunu yazarken geçici bir görevle Oxford Emniyeti’ne çağrılır. Emniyette kendisi gibi destek elemanlarına verilen görev, telefonlara bakmak ve kayıt tutmaktan ibarettir. Oysa karakterimiz iyi bir gözlem ve çıkarım yeteneğine sahiptir. Roger Allam tarafından canlandırılan Müfettiş Dedektif Fred Thursday, başlangçta diğer herkes gibi biraz kolejli, fazla bilmiş ve ukala görünen delikanlıyı tanıdıkça kendine has zekâsını fark etmekte gecikmez. Çözdükleri ilk davanın ardından dönmek üzere tren garına bırakmak için kiracı olarak konakladığı binanın önündedir. Ona Görevlendirildikleri karakolda yardımcılık pozisyonu teklif eder. Deneyimli adamın çaylağına kol kanat geren bir profil çizdiğini görürüz.
Notlar:
Diziye 2006-2007 yılları arasında "Lewis" adı ile bir de Spin-Off gelmiş
Yorumlar:
- Dönem dizilerini severim ancak 1960'ların sonları, 70'li ve 1980'li yıllar özellikle giyim tarzı, yozlaşmanın hızlandığı dilim bu kategoride hiç hoşuma gitmeyen zamanlardır.
- Yıl 1966. Beyaz bir adamla siyahi bir kadının sevgili olabileceği, yani bunun kabul gördüğü bir dönem değil. Monica Hicks diziye siyahi bir karakter olsun diye eklenmiş herhalde? Ama hiç gerçekçi değil maalesef! Birliktelikler 90'lı yıllar bitip 2000'lere geçiş yaptığımızda normalleşebildi.
Yayın Dönemi: 2012-2023
Bölüm Sayısı: 37 Bölüm (5 Sezon)
Yayın Durumu: Final yaptı
Yayın Kanalı / Türkiye Yayın Kanalı: ITV / Yayınlanmadı
Tür: Polisye, Dedektiflik, Gizem, Tarihi
Bu yapıma denk gelmek şu ara hayatımda iyi şans bağlamında elde ettiğim kırıntılardan. İngiliz polisiyelerini ilgiyle takip eden biri olarak Başrollerde Müfettiş Reid karakterine hayat veren, Pride And Preduce'tan soğuk ve çekici Mr. Darcy rolüyle hafızama kazınmış etkileyici ses tonuna sahip Matthew Macfadyen'ı bulunca benim açımdan izlenirlik katsayısı da arttı.
19.yy son çeyreğinde, 1889 yılında geçen hikaye, şehrin karanlık arka sokaklarda işlenen suçları sona erdirmeye çalışan Müfettiş Reid, Çavuş Drake ve cerrah Homer Jackson'un dahi olduğu polis birimini odağına alıyor. Karındeşen Jack'in Londra'nın doğusunda dehşet saçan cinayetlerinin yarattığı dehşetin izleri hafızlardaki tazeliğini korurken altı ay sonra White Chapel'da bir kez daha "deşici"nin gölgesini hissettiren ve basının iştah kabartarak izlediği bir cinayetin işlenmesi birçok yanıtsız soruyu da beraberinde getirir. Hedef vahşiçe bıçaklanarak öldürülen genelev mensubu kadınlardır. Polisin olay yerine gitmesini engellemekte zorlandığı kalabalık her geçen dakika işlerini zorlaştırır. Duvarda tıpkı deşicinin bıraktığı türden fahişlere lanet okuyan türden bir not mesaj vardır. Daha derin inceleme ve önceki olaylarla karşılaştırma için Fotoğrafları çekilir ve şimdilik polis biriminin hapis hücrelerinden birine konulur. Olay yeri fotoğraflarının banyosu devam ederken Müfettiş Reid duvardaki yazının sonradan yazıldığını fark edince bunun gazete patronu Best tarafından tezgahlandığını anlamakta gecikmez. Pişkin adam kendi hesabını yapmıştır. İtiraz etmez. Eski emniyet müdürü gibi olayın ardında Deşici olduğu sonucuna varmıştır!
Ancak otopsi sonuçları davanın deşiciye kasıtlı şekilde yönlendirildiğini, kadının boğulduğunu, tüm deşim işlemlerinin daha sonra yapılıp olay yerine bırakıldığı yönündedir. Bedeninde bulunan jelatininin nereden bulaştığı belirsizdir. Hatta doktorun ön inceleme bulgularına göre sandıklarının aksine kurban hayat kadını da değildir. Edmund Reid ve Bennet Drake şehrin başka bir noktasında ölen kadının izlerinin peşine düşer ve kocasına ,tam da evinde asılmış boğulurken ulaşıp hayatını kurtarırlar. Centilmen giyimli bir adam hızla olay yerinden uzaklaşır. Jackson hayat kadınlarının daha fazla kazan için çektirdiği müstehcen fotoğrafların peşine düşer ve bunların gerçekleştirildiği mekana gider. Çünkü kalçada bulduğu jelatin fotoğrafçıların kullandığı bir şeydir. Elde ettiği pornografik görselleri barda soluklanan ikiliyle paylaşır.
Dizinin atmosferi dönemi gereği genel olarak bir parça karanlık ve boğucu. Reid'in eşi Emily ile yolları paylaştıkları kaybın acısı ile duygusal
bağlamda ayrılmıştır ve kendini tanrıya ve hayır işlerine adayan kadının
aralarına ördüğü duvarları yıkamaz. Reid'in aksine Çavuş Drake Jackson'dan yana pek dostane hisler beslemez. Öte yandan Amerikalı askeri doktor olan Jackson ve "Uzun" Susan Hart arasında belirsiz bir geçmiş vardır. Bir şekilde müfettiş de adam hakkındaki gerçeği keşfeder ama otopsi becerileri işini kolaylaştırmaktadır. Bu nedenle sessizliğini korur.
Yayın Dönemi: 2005-2020
Bölüm Sayısı: 15 Sezon
Final yaptı mı? Evet
Yayın Kanalı / Türkiye Yayın Kanalı: ABC / Cnbc-E
Tür: Polisye, FBI , Macera
12, 16, 20, 24 gibi bölümlerle yapılan Kore dizilerinin aksine Amerikan yapımları (Şimdilerde nispeten bu politikayı bırakmış gözükse de) eskiden beri dev sezonlu yapımlarla dikkati çeker. İşte şimdi satırlarını okuyacağınız yapımda bunlardan biri. CBS kanalında 15 yıl 15 sezon devam eden, yayınlandığı dönem büyük ilgi gören yapım birçok ödül kazandı. Polisiye, gerilim, dramü macera türündeki Criminal Minds suçluların psikolojisini inceleyen FBI’ın Davranış Analizi Birimi mensubu bir grup FBI ajanının (bazıları yaşanmış) suçların ardında yatan gerçeğin peşine düşmelerini anlatıyor. Yanılmıyorsam ülkemizde CNBC-E kanalında yayınlandı.
Başlıca Karakterler (Uyarı: Dizi Hakkında Ayrıntı İçerebilir!)
Thomas Gibson (Aaron Hotchner): BAU’nun birinci derece ajanı ve birim başkanıdır. Profesyonel, sert ve kararlı bir liderdir. Savcı iken bu mesleği seçmiştir. Hukuk sektörü ailen gelir. Sean adlı erkek kardeşi bu seçimi yapmayınca tepki göstermişse de daha sonra saygı duymuştur. Evlidir. Yeni doğmuş bir bebeği vardır. Ekip arkadaşlarınca takdir edilen şekilde aile hayatı ile işini dengeli biçimde sürdürüyor gözükse de durum pek de böyle değildir. Birimin kapatılması ve başka bölüme görevlendirilmesi gündeme gelince eşi açıkça mutlu olur. Ama beklentisinin aksine süreç değişmeyince nihayetinde evi terkeder. İlerleyen sezonlarda (Dizi açılış görüntülerinde) daha geri plandadır.
Matthew Gray Gubler (Dr. Spencer Reid): Ekibin dahi seviyesindeki zekaya sahip genç ajanıdır. Çok yönlü bir bilim insanı ve analisttir. Hemen her konuda fikir sahibidir. 187 IQ sahibidir. Dakikada 20 bin kelime okuyabilmektedir. Annesi edebiyat profesörüdür ve şizofreni teşhisi sonrası tedavi ve gözetim amaçlı bir sağlık kliniğinde kalmaktadır. Üniversitede Matematik, Kimya, ve Mühendislik alanında lisans derecesi yapmış ve 25'inde doktorasını tamamlayıp bu ünvanı almıştır. Felsefe ve Antropoloji alanında çalışmalar yapmıştır. Tarihsel kronolojide yer alan Seri Katiller konusunda uzmandır. Beden dilini okuyabilmekte ayrıca çok iyi kart oynamaktadır. Spencer Reid ilk bölümlerde çekingen ve içe dönük bir pofil çizerken ilerleyen sezonlarda öne çıkan ana karakter haline gelmiştir. Diziyi izlememi sağlayan yegane yüzdür ayrıca. (Belki bir parça da Hotcher) Karakter gey mi diye endişelenmedim değil. Neyse ki bir aşk hikayesiyle olmadığını görebildim
![]() |
| Dr. Spencer Reid |
Shemar Moore (Derek Morgan): BAU’nun güçlü ve atletik yapısıyla sahada etkili bir şekilde çalışan bir parça çapkın ajanıdır. Çekicidir ve hoş gülümseyişinin getirdiği cana yakınlık sayesinde güzel hanımlarla arası iyidir. Geçmişi çeteler ve sorunlu mahalle olaylarıyla çevrilidir. Eve döndüğü tatil sürecinde cinayet suçlamasına maruz kalır. Bölgenin güvenlik şefi tarafından zaten mimlenmiştir. FBI mensubu olası bile kendisine yaklaşımını değiştirmez. İnsanlara kolay güvenmemektedir. Aralarına katılan David Rossi'yi de bu kategoriye koyar.
Kirsten Vangsness (Penelope Garcia): BAU’nun bilgisayar uzmanı ve analistidir. Renkli ve eğlenceli kişiliğiyle dikkat çeker. Özellikle Derek Morgan'la iletişim halinde iken aralarında kullandıkları dil oldukça eğlencelidir. İlk sezonun sonunda yaptığı hata neredeyse herkesi ciddi bir tehlikeye sürükler.
Joe Mantegna (David Rossi): Emekliye ayrılan bir davranış analistidir. Jason Gideon'un ardından 3. sezonun ortalarında yarım kalmış bir işi tamamlamak amacıyla ekibe katılır. Yeni nesil yöntemlere ve işleyişe yabancıdır. Elde ettiği bulguları da paylaşmaya da gönüllü değildir.Geri döndüğünde elinde bir bileklikle gezip durur. Ancak ben bu hikayeyi yetersiz buldum. Çözüme ulaştığında hiçbir anlam ifade etmedi.
A.J. Cook (Jennifer “JJ” Jareau): BAU’nun bir halkla ilişkiler uzmanı ajanıdır. Ekip için medya ilişkilerini yönetir. Zarif ve güzel bir hanımefendidir. İlerleyen sezonlarda başka bölgeye tayin edilir ve döndükten sonra ekibin diğer ajanları gibi sahada çalışır. Evlenir. Oğlu doğduğunda Spencer Reid'den vaftiz babası olmasını ister.
Paget Brewster (Emily Prentiss): BAU’nun ajanlarından akıllı, korkusuz ve analitik bir profil uzmanıdır. İkinci sezon başlarında ayrılan Elle Greenaway yerine gelmiştir. Büyükelçi annesi ve politik oyunlar dahil olmak istemediği iki temel başlıktır. Birimin kapatılması gündeme gelince maşa yerine konulmak istemez ve Hotchner'ın kuyusunu kazma çabalarını boşa çıkarır. Ekipe gelse de ben onu oraya dahil edemedim bir türlü. Hatta karakterini hiç sevmedim. Birkaç sezon sonrası gidişine de üzülmedim.
Rachel Nichols (Ashley Seaver): Seaver genç bir FBI stajyeridir. BAU’da bazı vakalara yardımcı olur. Babası seri katildir. Bu karakterin uzun soluklu olmasını umuyorum. Sevdiğim bir karakter.
Editör Yorumu:
Özel Ajan Reid'ın karakteri, ikili ilişkilerde ya da toplumdaki davranış şekli yoruma açık. Hatta bana IQ'su dahi seviyesinde olanların bazı noktalarda normal olmadıklarını düşündürür. Bu nedenle onda gördüklerim, her ne kadar bu yönde bir cümle duyamasam da, otizm mi var sorusunu sordurdu
Seriyi
tamamladım. İlk izlenimim seyredilebilir olduğu yönünde. Tarzı sevmem
de bunda etkilidir herhalde. Ancak Reid ve Hotcher hariç karakterler çok
güçlü gelmedi. Kimileri daha sonra ayrılıyor. Eh uzunluğuna bakarsak
doğal. Sonrasında gelenler gidenleri arattı. Ama bir şekilde
sonlandırdım. Konular iyi işlenmiş. Özellikle Aaron Hotchner'ın yaşadıkları üzücüydü. Neyse bilgi vermeyeyim. Siz izleme listeniz koyun.
EK Bilgiler:
- Rizzoli & İsles'de seri katil Dr. Charles Hoyt'a hayat veren Michael Massee burada da benzer bir rolde yer almış.
Yapım Yayın Dönemi: 2005-2020
Bölüm Sayısı: 7 Sezon
Final yaptı mı? Evet
Yayın Kanalı / Türkiye Yayın Kanalı: CBC / Cnbc-E
Tür: Polisye, Macera
The Mentalist, 23 Eylül 2008'den 18 Şubat 2015'e kadar CBS'de yedi sezon, 151 bölüm olarak yayınlanan bir Amerikan drama televizyon dizisidir. California Suç Soruşturma Bürosu (CBI) danışmanı eski "medyum" Patrick Jane rolünde Simon Baker, kıdemli dedektif şefi Teresa Lisbon rolünde Robin Tunney ile Kimball Cho rolünde Tim Kang, Wayne Rigsby rolünde Owain Yeoman, Grace Van Pelt rolünde Amanda Righetti yer alıyor.
Patrick Jane son derece gelişmiş hipnoz, telkin, gözlem becerilerini insanların zihinlerini "okumak" için kullanırken medyatik bir kişiliğe dönüşmüştür. Pervasız, biraz ukala ve kibirli sayılacak tavırları O'nu meydan okuduğu seri katil Red John'un hedefi haline getirdiğinde yaşadığı kaybın travmatik acısının yarattığı nefreti intikam tutkusunun soğukluğunda dindirmeye çalışır. California Sacremento bölgesi Cinayet birimine dahil olunca eşsiz yeteneğini bu kez cinayet davalarını çözmek için kullanır. Yaklaşımını başlangıçta güvenilir bulmayan çalışma arkadaşları zaman geçtikçe yanıldıklarını anlarlar.
Kısaca Karakterler (Dikkat! Dizi Hakkında Bilgi İçerir!):
Patrick Jane:
Başrol karakterimize Simon Baker hayat vermiş. Gülüşüne bayıldım. Karakterinin bazen duygusuzu, bencil bazen de muzip halleri yanında iç acıtan duygusal yönü de başarılı biçimde yansıtmış. İnsanın sevdiklerini kaybetmesi ve bunun faturasını yalnızlık suçluluk ve özlem içinde ödemesi hikayenin can alıcı noktası. Özellikle kızının (büyümüş halini gördüğümüz) o bölüm gönlümde ayrı yer tuttu nedense. Sonunda halüsülasyona neden olan çayı yeniden hazırlarken anlatılmak istenen "özlem ve yeniden görme isteği" karşısında ağladım. (Neden bilmem, bam telime dokundu galiba)
![]() |
| Sezon 5 |
Patrick Jane karakteri çaya düşkün İngiliz beyefendisi modunda. Yalnız biraz fazla rahat. Olay yaşanmış evlerin mutfağında bir demlik bulup içeçek çay demlerken kimseden izin almıyor:) Zaman
zaman hayli duygusuz, odun ve patavatsız halleri var. Bir süre sonra
adli tıp uzmanı formatına giriyor ki bu oldukça saçma. Yaptığı iş ona nasıl böyle bir yetenek kazandırıyor ki? Tüm o
cinayet ortamında rahatça gezmesi de başlı başına acayip. Delillerin
bozulma riskinden ne haber?
Teresa Lisbon:
Cinayet biriminin şefi konumundaki karakter için Patrick Jane başlangıçta tam bir bilinmezler yumağıdır. Tarzına ve davranışlarına anlam vermek, kabullenmek ve onunla çalışmayı öğrenme süreci hikayemizi eğlenceli kılan şeylerden biri. Oyuncunun mimik ve yüz ifadeleri bazen sinir bozsa da genel itibariyle sevdim. Böyle yapımlarda ister istemez bir parça romantizm de bekliyorsunuz. Lisbon bu anlamda sonunda Jane'ın huzur bulup yeni bir başlangıç yapabilmesi adına iyi bir seçimdi.
Kimball Cho: Cinayet biriminin soğuk görünümlü ama cool karakteri. Güney Kore'li Amerikalıdır. Ekibin ciddi yüzüdür. Tam bir adalet adamıdır. FBI sezonunda iyice patron havası eklenir. Sezon ortalarında hayatına giren kadın bu hikayedeki en saçma şeydi bence.
Wayne Rigsby & Grace Van Pelt :
Rigsby dürüst siması ve itaatkar tavrı ile tam bir ofis uyum insanı. Cho'nun büyüttüğü çocuk diyebiliriz. Van Pelt ise ekibin IT uzmanı. Zaten böyle yapımlarda olmazsa olmaz bir tekniker vardır. Sezon ortalarında eğitim için gidip geldiğinde hayli değişmişti. (Doğum izni mi aldı bilmiyorum ama fiziksel görüntüsü bana bunu çağrıştırdı. Kilo alımı yüzüne kadar belli ediyordu çünkü) İkilinin iş kuralları gereği ilişkilerini sonlandırması ama nihayetinde bir araya gelebilmesi onlar için güzeldi. Yapımcılar 6. sezon ortası yeni yüzlerle devam etme kararı verdi herhalde. Yine de diziden son bölüm de dahil arada bir gözükerek tümüyle yok olmayışlarını sevdim.
Editör Yorumu:
Dizi
seyirlik. Eğlenceli. Ancak zeka işi soluksuz bir macera falan değil. Patrick
Jane'in peşine düştüğü Red John diziyi izlenir kılan en önemli unsur. Doğal olarak kimmiş? Jane'ye bu denli takmıştı da ailesini hedef almıştı gibi
birçok sorunun cevabını bulmak için yola çıkıyorsunuz ama sonucu çok da tatmin
edici bulduğumu söyleyemem. Jane'in kendi adına en nihayetinde bu defteri kapatıp ilerleyebilmesi zaten beklediğimiz şey. Daha etkileyici olmasını bekliyor insan.
Editör Notları:
* Kanadalı oyuncu Simon Baker'ın gülüşü çok tatlı. Bildiğim kadarıyla bu yapım sonrası dizi ya da film projesinde yer alsa da bu denli popüler olmamış.
* Her bölüm 40 -45 dakika olunca sıkmıyor. Sanırım tamamını bir haftada bitirdim.
* The Mentalist ülkemizde CNBC-E kanalında yayınlandı. (Ah birileri şu kanalı aynı formatta geri getirse ya artık! Tv kanallarının yayınladıkları şeyler berbat ve saçmalıklar diz boyu! Bu nedenle izlemiyorum zaten!) derken beklentilerimiz karşılıksız kalmadı ama o eski havası yok nedense? Söz gelimi ben her gün American Talent yarışması izlemek istemiyorum. O programı 23.00 ve sonrasına koyun bir zahmet. Her güne bir dizi neden yok? O kadar bekledik? Bu muydu yani? Cnbc-E yönetimi umarım uyku modunda değildir.
Yapım Yayın Dönemi: 2009-2016
Bölüm Sayısı: 8 Sezon / 173 Bölüm
Final yaptı mı? Evet
Yayın Kanalı: ABC
Tür: Polisye, Drama, Komedi
Uzun soluklu bir dizi ile karşınızdayım. Aslında tamamını henüz ben de izleyebilmiş değilim. Arşivimde temizlik yapma girişimime kadar onu indirdiğimi de unutmuştum. En büyük sorun uygun altyazılı versiyonlara denk gelmek. (Umarım tamamı için sorun yaşamam.) İndirince reklam vs de olmuyor. Hattta hızlı geçişle devam edebiliyorsunuz. Şahsen internet üzerinden donma vs durumlarına benim pek tahammülüm yok. İzlediğin siteler bir anda kaybolabiliyor vs. Bu nedenle arşivlemeye değerse ve kalıcı olsun diye eski sistem devam ediyorum.
Her akşam üç dört bölüm anca vaktim oluyor. Şu kadarını söyleyebilirim. Öyle etkileyici bir tarafı yokken sekiz sezon nasıl devam etmiş pek de anlayabildiğimi söyleyemem. Söz gelimi şu ana değin her bölümde işlenen hikayelerin ilginç ya da heyecan verici değildi. 8, 10 Bölümün ardından sonunda yarım bırakıp ilgini çeken başka bir seriye geçtim. tekrar sener ve şans verir miyim? Büyük olasılıkla hayır. Harddisk dolar da yere ihtiyacım olursa silinecekler listesine koydum. Çerez kategorisinde zaman öldürmek ya da tv kanallarının sıkıcı dayatma programlarından kaçmak için izleyebilirsiniz.
Gelelim hikayesine;
Rick Castle ençok satanlar listesine adını yazdıran ünlü, yakışıklı ve karizmatik bir cinayet romanı yazarıdır.
Kitaplarının ilk baskıları iyi gitse de hikaye üretme
konusunda tıkanmış haldedir. Yayıncısı aynı zamanda eski karısı teslim tarihi konusunda kendisini sıkıştırır. Günün birinde yazdığı cinayet romanları bir
seri katile ilham verir ve hikayelerin kurgusu üzerinden New
York birçok cinayete mesken olur. New York polis departmanına sunduğu yardım önerisi bölüm şefi tarfından kabul edilince davanın sorunlusu dedektif yeni partnerini gönülsüzce kabul etmek zorunda kalır.
Yayın Tarihi: 2017
Ülke: Abd
Bölüm Sayısı: 3 Sezon (Bitti)
FBI ajanı Emily Byrne Boston'ın en tehlikeli seri katillerinden birini yakalamak için görevlendirildikten bir süre sonra ardında hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolur. Aradan altı yıl geçtikten sonra Emily ıssız bir dağ evinde hafızasını kaybetmiş bir halde bulunur. Gen ç kadının bulanık hafızası O'na türlü oyunlar oynarken kaybedilen yıllar hem kendisinde hem de sevdiklerinde derin izler bırakmıştır.
Rizzoli & Isles Amerikalı yazar Tess Gerritsen'in aynı adlı sekiz kitaplık serisinden TV'ye uyarlanan, 7 sezon 105 bölüm devam eden polisiye, suç, gerilim odaklı televizyon dizisidir. Hikaye Bostan Polis Merkezi cinayet masası dedektifi Jane Rizolli ve adli tıp baş uzmanı Maura Isles'ın onuz omuza vererek çözüme kavuşturduğu birbirinden ilginç, gizemli, karanlık ve ürkütücü suç davalarını merkeze alırken yine onlarn gündelik yaşamdaki koşuşturmalarına yer verir. Taban tabana zıt zevklere ve ayrı dünyalara sahip bu iki insan zamanla birbirleri için vazgeçilmez sıkı dost hale gelirler.
İtalyan göçmeni ailesinin tek kızı ve Boston Polis Departmanı Cinayet masasının gözü pek dedektifi Rizzoli kadınsı yönü biraz zayıf kalmış giyim kuşama değil rahatına düşkün, evinde biraz paspal ama işi söz konusu olduğunda zeki, kararlı, korkusuz ve konumunun hakkını veren güçlü bir kadındır. İki erkek kardeşin küçüğü Frankie için rol modelken suçla tanışıklı büyüğü Tommy'e karşı bir parça güvensizdir. Hayatı seri katil Hoyt'un yeniden başlayan cinayetleriyle allak bullak olur. Eski ortağı deneyimli dedektif Korsak (Vincent "Vince" Walter Korsak) şu anki partneri Frost (Barold "Barry" Frost) ile davaya müdahil olurlar. Ancak Jane daha önce soğuk, acımasız, ürkütücü ve çok zeki bu adamla ölümüne olması muhtemel bir biçimde karı karşıya geldiği olaylar yüzünden oldukça hassastır. Süreç kendisinin de beklediği gibi zorlu biçimde başlar.
Varlıklı bir ailenin evlat edinilen kızı baş adli tıp sorumlusu Doktor Isles ise adeta ayaklı bir kütüphane yada gezici arama motoru niteliklerine sahiptir. OKB derecesinde olmasa da düzene takıntılıdır. Dış görünüşüne önem verir. Vazgeçemediği topuklu ayakkabılarıyla etrafta bir moda ikonu gibi gezinir, görünümünde taviz vermez. İnce ve pahalı zevklerin kadınıdır. İngiliz aristokrasisinden fırlamış aile ilişkisine rağmen özellikle annesine büyük saygı duyar. Bir süre sonra tamamen tesadüf eseri önce babasının ardından da annesinin kim olduğunu öğrenir ki hayallerindekinin aksine bu onu hiç de mutlu etmez.
Editör Yorumu:
Dizi boyunca İsles ve normal şartlarda kendinin taban tabana zıttı Jane'in gelişen dostlukları
kimi olaylarda sınanırken kimi olaylarla daha da güçlenir.
Benim açımdan özellikle son sezon yani 7.sezon dizinin en vasat sezonuydu ne yazık ki. Daha iyi bir bitiş beklerdim.
Notlar:
* Yazarın kitabında hikaye daha farklıdır. Maura'nın biyolojik annesi seri katil Almalthea’dır. (Bence bu konu dizide de işlenmeliydi.)
* Yazar Tess Gerritsen dizinin 7.sezon 6. bölümünde konuk oyuncu olarak yer almıştır.
* İleri sezonlarda ana karakterlerden kimisine veda etmek zorunda kaldık. Bunlardan biri ne üzücü ki intihar etmiş
* Rizzoli & Isles kitaplarının şu ana kadar 13'si dilimize çevrilerek basılmıştır. (E-kitap versiyonlarını bulup okuma imkanım olduğu için mutluyum )
Orijinal Adı: Sherlock
Yapım Yılı: 2010-2017
Yayın Kanalı: Cnbc-E
Bölüm Sayısı: 4 Sezon
Oyuncular: