İngiltere (UK) Dizileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İngiltere (UK) Dizileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ekim 2024 Pazar

A Discovery of Witches (2018) (UK)


Orijinal Adı:  A Discovery of Witches 

Orijinal Hikaye: Deborah Harkness / Kitap: All Souls Trilogy

Yapım Yılı: 2018-2022

Yayın Kanalı / Türkiye Yayın Kanalı: Sky One-Sky Max / Yayınlanmadı

Bölüm Sayısı: 3 Sezon 25 Bölüm

Ülke: UK

Tür:  Büyü, Fantazi, Gizem, Romantik

Doktor Diana Bishop (Teresa Palmer) bilim tarihi üzerine doktorasını tamamladığı Yale Üniveritesi'ne misafir araştırma görevlisi sıfatıyla sunum yapmak üzere davetlidir. Hazırlanıp çıkar. Bisikletini park yerinde zincirlerken notlarının yer aldığı bir deste çıktı yerlere saçılır ve istemsizce kendi kendine toplanmalarına neden olacak bir büyü yapar. Ardından dehşet içinde bunu gören birilerinin olup olmadığını anlamak için çevresine bakınır. Neyse ki şanslıdır. Dinleyicilere takdim edilirken basılan ödüllü iki kitabına ve göz dolduran Akademik çalışmalarına dikkat çekilir. Simya üzerine yaptığı sunumu alkışlar eşliğinde tamamlar. Çalışmasının akademik düzeyde yayınlanıp yayınlanmadığını soran dekan  burada açılması muhtemel bir pozisyonu teklif eder.

Arkadaşı Gillian Chamberlain salondaki dinleyicilerden biridir. Klasik tarih alanında çalışmaktadır. Kadro için uzun süredir bekleyiş halindedir. Kendisi gibi cadıdır.o gece toplanacak meclisten söz eder. Ama gitmeye niyeti yoktur. Ailesini kaybettikten sonra büyü kullanmaktan kaçınmaktadır. Çalışmalarına devam etmek için ertesi gün kütüphanede Ashmole Yazmaları'nı görevliden ister. Dördünden özellikle biri, 782 saylı kitap onu raftan alan görevli için önce orada yokken sonrasında aniden belirir. Tabii kadın için bilinmezlik olarak kalır bu durum. Diana kitabı okumak üzere sayfalarını çevirmeye başlar. Ancak çok geçmeden tuhaf bir dizi olay meydana gelir. Önce elektrikler kesilir. Ardından boş duran sayfaya ışık tuttuğunda beliren satırlar aniden adeta eline akar ve onda tuhaf bir yanık oluşturur. Korku içinde salondan çıktığında biri tarafından izlendiğinin henüz farkında değildir.

Hikayedeki karizmatik erkek Matthew Clairmont (Matthew Goode) aynı üniversitede biyokimya profesörüdür. Fransız asıllı köklü aile geçmişine sahip bir vampirdir. Vampir oğlu ve aynı zamanda Laboratuvar meslektaşı Marcus Whitmore ile Miriam ile birlikte gizemli geçmişlerine, türlerinin köklerine dair çalışmalar yapmaktadır. (Kendisi Downton Abbey'de Henry Talbott rolünde izlemiştim.)

Cadı varlığını hissetiği Diana'yı şehre adım attığı andan itibaren kadrajına alır. Amacı belirsizdir. Kütüphanedeki karşılaşmalarında Diana onun ne olduğunu anlar. Özellikle daha önce kullandığı  ancak aslında o gelmeden hatta yıllarca kayıp olarak listelenen 782 saylı el yazması kitabı sorar. Hafta boyunca sıkça genç kadının karşısına çıkar. Kendisi rahatsılık verme noktasında listenin başında yer alıyorken, tüm gözlerin üzerinde olduğu konusunda uyarıda bulunur. Cadı meclisi ise çoktan hareketlenmiştir. Yeni sağ kolu ile okula gelen Lider Peter Knox, Gillian'dan kitap ve onu alan kişinin bilgilerini ister. Meclise bağlılığını sunan her cadı gibi bildiklerini anlatırken aslında muhtemelen adamdan yana hissettiği tehditkar tavır O'nu bunu yapmaya mecbur bırakır.

Diana, kano ile yaptığı akşam egzersizin ardından bir kez daha Matthew Clairmont orada beklemektedir. Yaşam Kitabı olarak adlandığı yazmanın yüzyılladır kayıpken sadece o istediğinde ortaya çıktığını sorar. Gücü olmayan bir cadı olarak nitelendirse de adam kesinlikle aynı fikirde değildir. Uzaklaşırken yerde düşürdüğü tişörtü alır ve koklar. Yavaşça yanından geçip gitmesini söyler. O andan sonra birden bire bakışlarında genç kadını korkutan, vahşi bir arzu ve acıkma halini alan bir ifade yerleşir.

Sonraki gün Mathew diğer canlılar için tehlike oluşturmamak ve avlanıp susuzluğunu gidermek adına kendini kırsala atmışken Diana artık açıkça kendisi için bir tehdit unsuru gibi görünen, diğer türleri tehdit ve yok edilmesi gereken varlıklar olarak niteleyen Knox'dan kaçınmaya çalışmaktadır. Ancak bu sandığı kadar kolay değildir. Davet edildiği toplantıda resmi şekilde tanıştırılır. Mekandan uzaklaşsa da kitabı isteyen sesi kafasında yankılanmayı sürdürür. Kontrolünü kaybedip büyüsünü harekete geçirir ve adamın kendisini izlediği penceredeki cam yüzüne doğru patlar. Arkadaşı Gillian'ın da onun adına çalıştığını fark ettiğinde edinmesi gereken müttefik kafasında netleştirmiş olur. Matthew Clairmont... İhtiyaç duyduğunda oradadır. Adam tarafından araştırma laboratuvarına götürülür. Şu anda iblislerin delirdiğini, vampirlerin dönüştürme gücünü kaybettiğini, cadılarınsa benzer bir kaderi paylaştığını öğrenir. Kitap bunların anahtarıdır.

 

Editör Yorumu:

Hikaye güzel başlamıştı. 2. Sezon konusunu ve devamı nedense tüm ilgi ve merakımı aldı götürdü. Son sezonun bir yerinde bıraktım. Sanırım kitaplar yaş kitlesi daha genç insanlara hitap ediyor. Acemi işi ve sıkıcı hale geldi benim açımdan. Erkek baş karaktere Downton Abey'den aşinaydım ama kadına zaten hiç ısınamadım. Oyuncu sizi yakalayamıyorsa zaten gerisi boş.



23 Ocak 2024 Salı

Endeavour (2012-2023) (UK)


Yayın Dönemi: 2012-2023

Bölüm Sayısı: 36 (9 Sezon) / Final Yaptı

Yayın Kanalı / Türkiye Yayın Kanalı: ITV / Yayınlanmadı

İlgili Seriler: Inspector Morse (1987-1993) 7 Sezon (3'er Bölüm)

Tür:  Polisye, Dedektiflik, Aile, Gizem, Dönem

Ülke: İngiltere

Endeavour yayınlandığı dönem ülkesinde ilgiyle izlenmiş ancak muhtemelen yurt dışında Sherlock kadar ses getirememiş, seyir sürecime renk katan uzun soluklu bir yapım. Hatta geçtiğimiz yıl üç bölüm ekrana gelmiş. Colin Dexter tarafından yazılan on üç serilik bir polisiye romandan uyarlanan ve 1987- 2000 yılları arasında ITV’de yayınlanan "Inspector Morse" adlı dizinin “prequel”i yani baş karakter müfettiş Morse'un "önce"sini, gençlik yıllarını, mesleğe adım atışını anlatıyor. Yapımın bir diğer çekici yönü her bölümün sinema tadında 90 dakika sürmesi. Eh bir de 1960'ların sonu ve 1970'leri kapsayan dönem atmosferi, çekim alanı olarak seçilen Oxford'un o fazlasıyla İngiliz havası solumamızı sağlayan mekanları ve tüm bunlara uyan müzikler eklenince daha fazla beklemek istemedim.

Dedektif Müfettiş Fred Thursday Roger (Allam) & Dedektif Endeavour Morse (Shaun Evans)

Mutsuz biten bir gönül meselesi sonrası Oxford Üniversitesi’ndeki eğitimini mezun olmak üzereyken yarım bırakan Morse, önce orduda kriptocu olarak çalışır. Ancak orası da beklediği huzuru vermez. Sonraki nokta polis teşkilatıdır. Ama burada da aradığını bulamaz. Daktilosunda istifa mektubunu yazarken geçici bir görevle Oxford Emniyeti’ne çağrılır. Emniyette kendisi gibi destek elemanlarına verilen görev, telefonlara bakmak ve kayıt tutmaktan ibarettir. Oysa karakterimiz iyi bir gözlem ve çıkarım yeteneğine sahiptir. Roger Allam tarafından canlandırılan Müfettiş Dedektif Fred Thursday, başlangçta diğer herkes gibi biraz kolejli, fazla bilmiş ve ukala görünen delikanlıyı tanıdıkça kendine has zekâsını fark etmekte gecikmez. Çözdükleri ilk davanın ardından dönmek üzere tren garına bırakmak için kiracı olarak konakladığı binanın önündedir. Ona Görevlendirildikleri karakolda yardımcılık pozisyonu teklif eder. Deneyimli adamın çaylağına kol kanat geren bir profil çizdiğini görürüz.



Notlar:

Diziye 2006-2007 yılları arasında "Lewis" adı ile bir de Spin-Off gelmiş


Yorumlar:

- Dönem dizilerini severim ancak 1960'ların sonları, 70'li ve 1980'li yıllar özellikle giyim tarzı, yozlaşmanın hızlandığı dilim bu kategoride hiç hoşuma gitmeyen zamanlardır.

-  Yıl 1966. Beyaz bir adamla siyahi bir kadının sevgili olabileceği, yani bunun kabul gördüğü bir dönem değil. Monica Hicks diziye siyahi bir karakter olsun diye eklenmiş herhalde? Ama hiç gerçekçi değil maalesef! Birliktelikler 90'lı yıllar bitip 2000'lere geçiş yaptığımızda normalleşebildi.

21 Ocak 2024 Pazar

Ripper Street (2012-2016) (UK)


Yayın Dönemi: 2012-2023

Bölüm Sayısı: 37 Bölüm (5 Sezon)

Yayın Durumu: Final yaptı

Yayın Kanalı / Türkiye Yayın Kanalı: ITV / Yayınlanmadı

Tür:  Polisye, Dedektiflik, Gizem, Tarihi

Ülke: İngiltere
 

Bu yapıma denk gelmek şu ara hayatımda iyi şans bağlamında elde ettiğim kırıntılardan. İngiliz polisiyelerini ilgiyle takip eden biri olarak Başrollerde Müfettiş Reid karakterine hayat veren, Pride And Preduce'tan soğuk ve çekici Mr. Darcy rolüyle hafızama kazınmış etkileyici ses tonuna sahip Matthew Macfadyen'ı bulunca benim açımdan izlenirlik katsayısı da arttı.

19.yy son çeyreğinde, 1889 yılında geçen hikaye, şehrin karanlık arka sokaklarda işlenen suçları sona erdirmeye çalışan Müfettiş Reid, Çavuş Drake ve cerrah Homer Jackson'un dahi olduğu polis birimini odağına alıyor. Karındeşen Jack'in Londra'nın doğusunda dehşet saçan cinayetlerinin yarattığı dehşetin izleri hafızlardaki tazeliğini korurken altı ay sonra White Chapel'da bir kez daha "deşici"nin gölgesini hissettiren ve basının iştah kabartarak izlediği bir cinayetin işlenmesi birçok yanıtsız soruyu da beraberinde getirir. Hedef vahşiçe bıçaklanarak öldürülen genelev mensubu kadınlardır. Polisin olay yerine gitmesini engellemekte zorlandığı kalabalık her geçen dakika işlerini zorlaştırır. Duvarda tıpkı deşicinin bıraktığı türden fahişlere lanet okuyan türden bir not mesaj vardır. Daha derin inceleme ve önceki olaylarla karşılaştırma için Fotoğrafları çekilir ve şimdilik polis biriminin hapis hücrelerinden birine konulur. Olay yeri fotoğraflarının banyosu devam ederken Müfettiş Reid duvardaki yazının sonradan yazıldığını fark edince bunun gazete patronu Best tarafından tezgahlandığını anlamakta gecikmez. Pişkin adam kendi hesabını yapmıştır. İtiraz etmez. Eski emniyet müdürü gibi olayın ardında Deşici olduğu sonucuna varmıştır!

Ancak otopsi sonuçları davanın deşiciye kasıtlı şekilde yönlendirildiğini, kadının boğulduğunu, tüm deşim işlemlerinin daha sonra yapılıp olay yerine bırakıldığı yönündedir. Bedeninde bulunan jelatininin nereden bulaştığı belirsizdir. Hatta doktorun ön inceleme bulgularına göre sandıklarının aksine kurban hayat kadını da değildir. Edmund Reid ve Bennet Drake şehrin başka bir noktasında ölen kadının izlerinin peşine düşer ve kocasına ,tam da evinde asılmış boğulurken ulaşıp hayatını kurtarırlar. Centilmen giyimli bir adam hızla olay yerinden uzaklaşır. Jackson hayat kadınlarının daha fazla kazan için çektirdiği müstehcen fotoğrafların peşine düşer ve bunların gerçekleştirildiği mekana gider. Çünkü kalçada bulduğu jelatin fotoğrafçıların kullandığı bir şeydir. Elde ettiği pornografik görselleri barda soluklanan ikiliyle paylaşır.

 
Bulguları onları fotoğrafları çekene götürür. Cinayet günü çekim yapan da aynı kişidir. Adamın atölyesinde kendisini değil ama öldürülen Maud isimli kadın da dahil çok daha fazla görsele ulaşırlar. Hatta aradıkları centilmen de resimlerde yer almaktadır. Odayı karıştırmaya devam ededursunlar mekanın sahibi de dönmüş ve onları farkına varmıştır. Kilitleyip yakmaya çalışır ancak başaramaz. Reid fotoğraflardan hareketli görüntüler elde etmeyi amaçladıklarını keşfeder. Aradıkları centilmen görünümlü adamsa nüfuslu biridir.
 

 
Editör Yorumu:

Dizinin atmosferi dönemi gereği genel olarak bir parça karanlık ve boğucu. Reid'in eşi Emily ile yolları paylaştıkları kaybın acısı ile duygusal bağlamda ayrılmıştır ve kendini tanrıya ve hayır işlerine adayan kadının aralarına ördüğü duvarları yıkamaz. Reid'in aksine Çavuş Drake Jackson'dan yana pek dostane hisler beslemez. Öte yandan Amerikalı askeri doktor olan Jackson ve "Uzun" Susan Hart arasında belirsiz bir geçmiş vardır. Bir şekilde müfettiş de adam hakkındaki gerçeği keşfeder ama otopsi becerileri işini kolaylaştırmaktadır. Bu nedenle sessizliğini korur.


 

 

5 Haziran 2023 Pazartesi

Howard's End (2017) (UK)

Yayın Dönemi: 2017

Bölüm Sayısı: 1 Sezon

 Final yaptı mı? Evet

 Türkiye Yayın Kanalı: Yayınlanmadı

Tür: Romantizm, Period Drama

Ülke: UK

Howard's End yazar Ruth Prawer Jhabvala'nın 1910'da kaleme aldığı aynı adlı romandan uyarlandı. Margaret Schlegel rolünde Hayley Atwell ve Henry Wilcox rolünde Matthew Macfadyen'i bir araya getiren, Edwardian İngilteresinde üç aileyi, entellektüel ve idealist Schlegel, varlıklı Wilcox ve işçi sınıfından orta halli Bast'i merceğine alarak sosyal sınıf farklılıklarını irdeleyen bir dönem dizisi. Tarihi içerikleri seven İngilizlere bolca seçenek sunan ülke kanallar sayesinde benim gibi Jane Austen tarzını ayrı tutanlara yeni hikayeler izleme imkanı doğuyor.

Margaret anne ve babasını kaybettikten sonra kardeşleri Helen ve Tibby'i büyütmiş açık fikirli, özgürlükçü bir hanımefendidir. Arada ziyaretlerine gelen teyzeleri hariç kapılarını pek çalan olmaz. Almanya gezileri sırasında varlıklı Wilcox ailesiyle tanışıp bir süre şartlar gereği zaman geçirirler. Sonrasında Helen davetleri üzerine onların şehir dışındaki dinlenme mekanları olan Howard's End'e gider. Ailenin küçük oğlu ve Helen'in beklenmedik yakınlaşması Margeret için olası bir nişan anlamına geldiğinden kızkardeşinin yanına gidip işleri yoluna koymayı umar. Ancak erkek kardeşi Tibby'nin soğuk algınlığı sonrası yerine teyzesini göndermek zorunda kalır. Wilcoxlar her ne kadar nazik kimseler gibi gözükseler de pek de açık olmayan bir nedenle baba Wilcox tarafından bu ilişki engellenir ve Helen açısından tatsız biçimde başlamadan sona erer. Margaret ise durumu teyzesini yolcu ettikten sonra ulaşan mektupla öğrenir. 


Sosyal çevrelerini genişletmenin en iyi yollarından biri şehirdeki konserlere katılmaktır. Gece bittiği sırada Helen yanlışlıkla yan koltuğunda oturan beyefendinin şemsiyesini alır ve delikanlının açıklama çabasını da görmezden gelip önden çıkar. Adam durumu Margaret'a anlatınca genç kadın kardeşi adına mahçup olur. Kendilerine eşlik etmesini ister. Ancak her nedense biraz çekingen hatta evi terk etmek için fazlasıyla aceleci davranırken O'na yaptıkları çay davetini geri çevirirken de oldukça kabadır. Sonraki gün Margaret eve dönerken Wilcox'ların onlara çok yakın bir noktada ev tuttuklarını ve taşındıklarını görür.

Diziye Dair Ek Bilgiler:

- Diznin 1993 tarihli Hollywood versiyonunda başrollerinde  Emma Thompson, Vanessa Redgrave, Helena Bonham Carter, Anthony Hopkins gibi yıldız oyuncuları barındıran film versiyonu 65.Akademi (Oscar) Ödüllerine altı dalda aday olup üçünü kazanmıştır. 


 

24 Kasım 2022 Perşembe

Miss Scarlet and The Duke (2020) (UK)

Tür: Polisiye, Dedektiflik, Macera, Gizem

Yapım Yılı:2020

Yayın Kanalı / Dijital Platform: Apple TV

Bölüm Sayısı: 18 (3 Sezon)

Durum: 4.Sezonla Devam Ediyor. (Ama nedense altyazısı çevrilmiyor:( )

Beni tanıyanlar bilir ki dönem dizilerinin bendeki yeri ayrıdır. Uk yapımı Miss Scarlet and The Duke'ü yeni birşeyler tararken tesadüfen keşfetmiştim. Bana göre şimdilerde piyasada boy gösteren Enola Holmes film serisini gözde oyuncum Henry Civil'e rağmen ikiye üçe katlar. O nasıl bir yapımdır? Sanki Disney'in elinden çıkan uyduruk gençlik filmleri gibi! Neyse konuuyu daha fazla dağıtmadan devam edeyim.


19.yy'ın sonlarının erkek egemen Londra'sında Eliza Scarlet dedektif babasının ani ölümü sonrası hayatın gerçekleriyle yüzleşir. Ya varlıklı bir eşle hayatına devam edip kendini güvenceye alacak ya da tıpkı babasının izinden giderek ülkedeki ilk kadın dedektif olacaktır. Ancak o günün şartlarında bunu yapabilmesi ve kendini ait olduğu cemiyete kabul ve ispat edebilmesi cinsiyeti nedeniyle hiç kolay değildir. Dava bulabilmek için günlerce sinek avlaması gerekir. Öte yandan ofisinin sahibi zengin dul onu oğlu için potansiyel bir gelin adayı olarak görmektedir. Bir yandan kadının beklentilerini öteleyebilmek için uğraşırken diğer yandan ilk davasını çözebilmenin yollarını arar. Scotland Yard'a bağlı dedektif  Dük'ün davalara dair yapılan soruşturma kayıtlarına erişim imkanından yararlanmaya çalışır.

21 Ekim 2022 Cuma

A Young Doctor's Notebook (2012)

Yayın Yılı: 2012-2013 

Tür: Tarihi. Dram, Medikal

Ülke: İngiltere

Mikhail Bulgakov'un eserlerinden uyarlanan ve baş rollerinde Jon Hamm ve Daniel Radcliffe'i izlediğimiz yapım Kara mizahla bezenmiş bir İngiliz televizyon dizisidir. 1917 yılında tıp fakültesinden yeni mezun olan doktor Vladmir Bomgard'ın ücra bir yere atanması sonrası hem coğrafi şartlara hem de türlü zorluklara katlanmasını anlatır. 

Orijinal hikaye Rus Edebiyatı yazarlarından Mikhail Bulgakov'a ait. Kurgunun işlenişinden mi yoksa edebi türünden mi bilemiyorum ama öyle kasvetliydi ki zar zor bitirdim diyebilirim.


7 Eylül 2021 Salı

The Tudors (2007-2010) (UK)

İngiltere ve Kanada ortak yapımı The Tudors, İngiltere'de 1 Nisan 2007 ve 10 Haziran 2010 tarihleri arasında yayınlanan bir tarihî türde bir dizidir. Ülkemizde Cnbc e kanalında yayınlanmıştır. İngiltere Kralı VIII. Henry'nin hayatını, iktidarını, tutukulu aşkı Anne Boleyn, uğruna terk ettiği Kraliçe Catherine dahil altı evliliğini, Anne için boşanmasına izin vermeyen İngiltere Kilisesine ve katolik inancına karşı giriştiği savaşı ve her türlü entrika ve karanlık işlerin gölgesindeki çalkantılı sarayını anlatır. Dizi +18 ögeleri ağır basan bir türde çekilmiş. Bu nedenle kesinlikle bir aile dizisi değil. Katolik kilisenin Protestanlığa açtığı savaşı ve Protestanlara heretik muamelesi yaparak uyguladığı işkenceleri izlerken ülkenin kanlı tarihine de göz atmamızı sağlıyor.

Notlar:

* 2008 tarihli Other Boleyn Girl adlı Eric Bana Nathalie Portman ve Scarlett Johansson üçlüsünün rol aldığı sinema filmi de mevcuttur

* Kostüm ve mücevher tasarımlarıyla göz dolduran dizi Muhteşem Yüzyıl'ın yapım fikrini başlatmış olabilir. En azından ben direkt Tudors gibi bir tarzı var demiştim izlediğim dönem.

* Pandemi devam ederken yaşadığım süreç dizide salgınların baş gösterdiği ve nüfusun yarısını öldürdüğü bir bölümü hatırlattı. Kral Henry dolabındaki Türk doktor Razi'nin yaptığı ilacı içerken ölüm korkusunu en had safhada iliklerine kadar hisseder. Tıbbın nimetleri böylesine ilerlemişken o devirlerde yaşamadığıma şükretmiştim.

 

 

 

 

 

 


11 Ağustos 2021 Çarşamba

Merlin (2008) (UK)


Orijinal Adı: Merlin

Yapım Yılı: 2008

Yayın Kanalı: Cnbc-E

Bölüm Sayısı: 5 Sezon

Tür: Büyü, Fantastik, Kurgu, Romantizm, Macera

Merlin'i bir dönemin güzide kanalı Cnbc-e sayesinde ülkemizde de seyretme imkanı bulmuştuk. Yayın tarihine bakarak dizinin çekim tarzını fazla basit ve acemi göreceğiniz yapımı neden bu kadar kalitesiz olduğunu sorarsanız ben bunu tamamen yapım şirketinin beceri yoksunluğuna veriyorum. Çünkü aynı dönemde Yüzüklerin Efendisi, Harry Potter gibi fantastik öğelerle bezenmiş hikayeler fazlasıyla revaçtaydı ve hala ne denli izlenir oldukları da düşünülürse kesinlikle teknolojiden yana eksiklik yoktu. Acaba kıt bir kaynakla vs mi yayınlandı ya da izlenme oranı mı beklenen seviyede olmadığı için böylesi acemilik kokan bir çekim düzeyinde kaldı anlayabilmiş değilim.

İngiltere'nin barbar İstilası sonrası kuruluş sürecindeki krallık dönemlerinden biri ve ülke tarihi de kendi içinde bizde Hunlar'da, Köktürkler'de ya da Osmanlı'da olduğu gibi olduğu gibi bazı mitlerle bezenmiş. Kral Arthur efsanesi de kaynağını bunlardan alıyor. Hatta öyle çok pişirilip sunuluyor ki herhalde Arthur Pandragon, Büyücü Merlin, Morgana, Mordered, Şövalye Vallaint, Gölün Hanımı gibi isimlere aşina olmayanımız yoktur. Hikaye tam da bu noktada Arthur'dan ziyade onu efsane bir hükümdara dönüştürecek olan Büyücü Merlin etrafında şekillenmekte. Ancak öyle Aragorn tarzı, her yanından karizma fışkıran bir Merlin'den ziyade köyden çıkıp gelmiş çiftçi çocuk  görünümümde, daha ne olduğunu kendi bile farkında olmayan 17-18 yaşında bir delikanlı buluyoruz karşımızda. Yukarıda bahsettiğim bildik diğer isimler de araya serpiştirilmiş.

30 yıl önce büyücülerin yarattığı söylenen büyük yıkımın üstesinden gelen ve son yaşayan ejderhayı da alt etmeyi başaran Uther Pendragun'un hükümdarlığı devam ederken şehre giriş yapan bir delikanlı annesinden getirdiği mektubu iletmek üzere krallığın hekimi Gaius'u bulmaya gelmiştir. Kentte bir idam ve ona bağlı büyücü yaşlı bir annenin lanet haykıran büyüsüne şahit olduktan hemen sonra kalenin hekim için ayrılan odasına henüz varmıştır ki üst kat kitaplık raflarında araştırma yaparken dengesini kaybeden adamı mutlak bir kazadan sadece bir bakışla "zamanı yavaşlatarak" yaptığı büyü sonrası kurtarır. Gaius durumun farkındadır.

Çocuğun hayatı orada güvende değildir. Ne de olsa ülkeden büyü kullanmak yasaktır ve pek de adaletli bir yaklaşım sergilenmeksizin büyücü olduğu düşünülen herkesin sonu kazıkta yakılmayı gerektiren tek bir cezayla bitmektedir. Ancak bir annenin oğlu için rehber olacağına dair beslediği umudun anlamının da farkındadır. Ricasını da görmezden gelemez. Böylece hekim çırağı olan Merlin önce tatsız biçimde Arthır'la ardından da Gwen'le ve kralın himayesinde büyüyen Lady Morgana ile tanışır. Bu sırada şehir kara günlerden kurtuluş için yapılacak kutlamalara hazırlanmaktadır. 


Sesiyle ünlü Lady Helen şölene şarkılarıyla eşlik edecektir. Ancak yol güzergahında şöleni kana bulamaya yeminli büyücü kadının hedefi olur. Akşam yemeğine şarkısıyla giriş yapan kadın herkesi büyüyle uyuturken Merlin doğuştan sahip olduğu nitelikle buna maruz kalmaz. Kadının üzerine salon avizesini düşürerek son anda O'na engel olur. Herkes şaşkınlık içinde uyanırken yerde kendine gelen kadın son nefesini vermeden bu kez büyüyle bir hançeri Arthur'a yollar ve Merlin son anda onu çekerek koltuğa mıhlanmaktan kurtarır. Ardından kralın buyruğuyla prensin uşağı olma onuru bahşedilir ki O'na göre bu kendisi için kesinlikle hiç de lütuf değildir. Ancak günler geçtikçe Arthur'un babasından çok daha adil ve düşünceli bir genç adam olduğunu anlamaya başlar.


Editör Yorumu (Spoiler İçerir !):

- Dizi 5 sezon devam etti. Hikayede fark ettiğiniz üzere öyle yakışıklı jönler ya da göz alıcı aktristiler (Morgana hariç) yok. Oyuncular özellikle mi bu kadar sıradan yüzlerden seçildi bilemiyorum ama siyahi bir oyucunun yer alması bana her zaman absürt gelir. O devirlerde siyahiler insandan bile sayılmıyordu. Hatta belki henüz bilinmiyordu bile. Gwen (Guinevere) ise başlı başına uyumsuz ve kötü bir seçimdi. Arthur'un eşi olacak kadın şatonun temizlikçilerinden biri olacak yani! Yapmayın ama!


 

- Morgana serideki en sevdiğim karakterlerdi  Onun da bölümler ilerleken dönüştüğü kişilik bitirdi. Ama orijinal Arthur hikayesi de böyle olunca konuyu o yönde şekillendirmeyi seçmişler herhalde.

- Dizdeki kostüm tasarımları da ucuz bir tiyatro sahnesi için dikilmiş gibiydi ve berbattı.


Notlar:

Stonehenge (İngiltere)

- Rivayet edilen orijinal hikayede Merlin Uther'in arzusu ile krallığının varisi Arthur'un doğumuna büyüyü karıştıran bilge büyücüdür. Yani yaşı ondan büyüktür. Büyücülerin normalden uzun yaşadıkları da kabul edilir. Tüm bunların kaynağı ise Keltlere kadar uzanır.

- Bir diğer rivayet Merlin, Kılıç Efsanesini oluşturan kişi, Arthur'un yoldaşı, onu Efsane bir hükümdara dönüştüren kişidir.



30 Ocak 2020 Perşembe

Downton Abbey (2010-1015) (UK)

 
Teknolojinin her anlamda çevremizi kuşattığı ve onsuz yaşayamaz hale getirdiği çağımızda bu tarz projeler yapıldığında, bir zamanlar onlarsız da yaşanabilen hayatlar varmış diyebiliyoruz. İnsanlar için bir araya gelmek bir ayrıcalık ve yaşamları için en önemli aktivitelerden biriydi. Eğer erkek gönlünü vereceğini düşündüğü bir hatunla karşılaşmışsa ve onu beğenmişse belli ritüller çerçevesinde ciddiyetini belli eder ve sonu genelde evlilikle biterdi. İlişkiler sağlam temeller üzerine kurulır aile kavramına değer verilir, büyükler saygı görürken bu sürecin önemli bir kısmında danışman ve akıl hocası konumunda el üzerinde tutulurdu. 
 
Şimdi herkes her konuda uzman kesilip önerilere kulak tıkamayı meziyet sayıyor. Büyüğüne ya da karşısındakine saygısı yok ama sözde hayvansever vs oluvermiş. İşte bu tipler bana tamamen yapmacık geliyor. Herşeyi yozlaşmış seviyede yaşıyoruz. Ebeveynler çocuk büyütmekten bir haber. Sorsan çok iyi anne baba tabii. Ama yetiştirdiğinde hayır yok. Çünkü aslında kendisi ebeveyn olma niteliğine sahip değil.Toplumda nasıl davranılır, kişilerarası ilişkide karşıdakine saygı göstermek gerekir gibi daha birçok olgudan bir haber. Ama dedim ya sorsan ondan iyi anne baba yok. Çocuğu da herkesinkinden daha mükemmel. İnsan eğitim hayatında olunca öyle aile modelleri görüyor ki orada büyüyen çocuğa üzülüyorsunuz. Ama elden birşey gelmiyor. Belki eski dönemleri anlatan yapımları insani niteliklerimizi yitirdiğimizi gördüğüm için seviyorumdur.

Gelelim dizimize. Downton Abbay Julian Fellowes'un kurgusunu oluşurup senaryosunu kaleme aldığı ve BBC'nin yüksek izlenme oranları sağladığı oldukça başarılı bir period drama. Bu nedenle 2019'da bir sinema filmi de yapıldı. Oyuncular haklı olarak her fırsatta projede yer almaktan duydukları memnuniyeti dile getirdiler. Zaten kral ve kraliçelerin ülkesinde bu tip yapımların ilgi görmemesi bence kaçınılmaz. Nedendir anlamam ama İngilizlerin hatırı sayılır bir kısmı monarşiyi seviyor ve destekliyor. Dünüyorum da o monarşik yapıyı halen koruyan biz olsaydık 7/24 yerden dış ülkelerce yere vurulurduk o ayrı mesele. (Lütfen yanlış anlaşılmasın. O yönde düşüncem yok kesinlikle. İnançların siyasette ne kadar kullanılmaya müsait olduğunun gayet net görüldüğü şu dönemde "Cumhuriyet" mensubu bir kadın olmaktan gayet mutlu ve gururluyum)
 





Downton Abbey The Movie

Downton Abbey New Era (2022)

 
 
 

12 Ocak 2019 Cumartesi

Sherlock (2010-?) (UK)

Orijinal Adı: Sherlock

Yapım Yılı: 2010-2017

Yayın Kanalı: Cnbc-E

Bölüm Sayısı: 4 Sezon

Tür: Macera, Polisye, Dedektiflik, Gizem, Romantizm, 
 
CNBC e kapanmadan önce televizyonda popüler yapımları takip etme olanağı buluyordum. Ancak paralı paketlere üye değilseniz artık nerdeyse imkansız. Sony Channel ümit vadedici bir giriş yapmış olsa da dizileri tekrar etmekten öteye gidemiyor. Fridge'i bitirene kadar canımı çıkardı kanal. Son sezonu vermeden ilk sezonları kaç kez başa sardı anımsamıyorum. Sonunda da nihayet yabancı dizi, film görebilirim diye büyük ümitler bağlamışken kapandı gitti. Lifetime bir diğer ümit vadeden kanaldı ama o da TLC'nin ev tamiratı ya da 270 Pound Kilolu insanları tedavi eden doktorun programı gibi programlara yenik düştü galiba. Sony Channel'la aynı kaderi paylaştı. Tv'lerdeki filmler derseniz daha beter. Düşük kalite ve cidden berbat. Aynı yapımları makarayı çevirir gibi tekrar edip duruyor.

 

Sherlock daha önce pek çok kez beyaz perdeye, dizilere ya da çizgi filmlere konu oldu.  İki binli yıllarda Rober Downey Jr.'la bir kez daha izleyiciyle buluşmuş, devam halkası da olan iki sinema filmi ile fazlasıyla beğenilmişti. Hatta 3. film için çalışmalar devam ediyor.

 
Mark Gatiss tarafından her bölümü 90 dakika yani film tadında hazırlanan Sir Arthur Conan Doyle'ın 19.yy İngiltere'sinin en ünlü dedektifi haline getirdiği karakterin aynı adı taşıyan romanlarından günümüze uyarlanmış Sherlock dizisi her biri 4 bölümlük 4 sezondan oluşan televizyon dizisidir. Dolayısıyla at arabaları yerine günümüz dünyasının arabalarını cep telefonlarını gözürüz. Hatta  Sherlock bir internet fenomenidir. Karaktere şeytan tüyü var dediklerimden bir oyuncu Benedict Cumberbatch hayat veriyor.
 

Oyuncular:

Sherlock Holmes: Benedict Cumberbatch
Dr. John Watson: Martin Freeman
Mrs. Hudson: Una Stubbs
DL Lestrade:  Rupert Graves
Mycroft Holmes: Mark Gatiss



İkili John Watson'un bir arkadaşı aracılığıyla karşılaştığında şehirde gerçekleşen cinayetleri açığa çıkarmak için aşırı hevesli görünen ve kendini sosyopat olarak nitelendiren Sherlock'da bir oda arkadaşı aramakta ve 221b Baker Sokağı’nda yaşamaktadır. Nöylece Sherlock Holmes’ün zekası, Watson’ın doktorluktan gelen deneyimi ile birleşince haliyle cinayet soruşturmalarında tıkanan polis teşkilatı kapılarını aşındırmayı sürdürür. Hikayde aşina olduğumuz bir diğer isim  Profesör James Moriarty ve Sherlock'un kalbini çalmayı başaran dominat hanım Irene Adler gibi ilginç karakterlerle dizi renklenmeye devam eder.


4. Sezonda bir de Spin Off bölüm yer alır. Karakterler 19.yy İngiltere'sindedir.



Benim için izleyip de bitirdiğimde neden daha önce izlememişim ki dedirten bir yapım oldu diyebilirim. Özellikle bazı bölümleri büyük keyifle izledim.